BAŞAKŞEHİR KOLEJİ SOL SÜTUN
BAŞAKŞEHİR SAĞ SÜTUN

BARO BAŞKANI TEKNECİ: “AVUKATLARIN NEFESİ KESİLİRSE YURTTAŞLARIN NEFESİ KESİLİR”

​​​​​​​Çerkezköy Belediye Meydanı’nda Çerkezköy’de faaliyet gösteren avukatlar ve Tekirdağ Barosu Başkanı Sedat Tekneci’nin katılımıyla 5 Nisan Avukatlar Günü kutlandı. Düzenlenen programda konuşan Baro Başkanı Tekneci, “Herkes için adalet, adalet için avukat. Avukatların nefesi kesilirse yurttaşların nefesi kesilir.” dedi.

BARO BAŞKANI TEKNECİ: “AVUKATLARIN NEFESİ KESİLİRSE YURTTAŞLARIN NEFESİ KESİLİR”
  • 05 Nisan 2019, Cuma 16:22

Çerkezköy’de kutlanan 5 Nisan Avukatlar Günü programı, saygı duruşu, İstiklal Marşı ve Atatürk Anıtı’na çelenk sunumuyla başladı. Programa Tekirdağ Barosu Başkanı Avukat Sedat Tekneci, Tekirdağ Barosu Çerkezköy Temsilcisi Avukat Mustafa Teymur, Çerkezköy’ün genç avukatlarından Enes Kemal Kaya ve çok sayıda avukat katıldı.

AVUKATLAR GÜNÜNÜ KUTLADI

Programda günün anlam ve önemine ilişkin konuşma yapan Baro Başkanı Tekneci, “5 Nisan Avukatlar Günü nedeniyle bir araya gelmiş bulunmaktayız. Tüm meslektaşlarımızın Avukatlar Gününü Kutlarım. Tekirdağ Barosu olarak Baromuzun bugünlere gelmesinde emeği ve katkısı olan önceki Başkanlarına, Yönetim ve Disiplin Kurulu ve Denetim Kurulu üyelerine, Birlik Delegelerimize, Meslektaşlarımıza ve bizim ile birlikte emek veren Baro çalışanlarımıza çok teşekkür ediyorum. Vefat eden eski Başkanlarımız ve meslektaşlarımızı şükran ve rahmet ile anmaktayız.” dedi.  

“SON DERECE ÖNEMLİ”

 5 Nisan Avukatlar Günü’nün dünyanın en saygın ve kadim mesleği olan savunmanın ve savunmanın örgütlü yapısı olan baroların; mesleki sorunlarını ve siyasal/toplumsal meselelerin tartışıldığı gün olmasının yanı sıra, mesleğin ve toplumun sorunlarıyla ilgili savunmanın örgütlü yapısı olan baroların görüş ve düşüncelerini kamuoyuyla paylaştıkları bir gün olmasıyla da ayrı bir anlam taşıdığını kaydeden Tekneci, bu durum avukatların ve mesleklerinin öneminin anlaşılması açısından son derece önemli olduğunu vurguladı.

“BUNLARIN OLMADIĞI YERDE AVUKATLIK MESLEĞİNİN YAPILMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR”

Tekirdağ Barosunun görevi ve hedefi sadece avukatlık mesleğinin ve avukatların sorunlarını çözmek, onların mesleki yönden ilerlemelerine ve geliştirmelerine destek vermek, hukuka katkıda bulunmak şeklinde olmadığına vurgu yapan Tekneci, “Bu görev ve hedefin yanında Tekirdağ Baromuzun Cumhuriyetin kurucu değerlerine, Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı olmak, ülkemizi muasır medeniyetler seviyesine getirmede öncü olmak, insan haklarını savunan, ülkemizin demokrasi yönünden gelişmesi konusunda katkı yapma görevi ve hedefi de bulunmaktadır. Tekirdağ Barosu olarak avukatlık kanunun bize yüklediği görev ve sorumlulukların yanında ayrıca savunmanın bağımsızlığı ve özgürlüğü, Yargı bağımsızlığı, Yargıç tarafsızlığı, Demokrasi, Hukuk Devleti Temel Hak ve Özgürlükler en fazla duyarlı olduğumuz konuların başında gelmektedir. Bunların olmadığı yerde avukatlık mesleğinin yapılması mümkün değildir.” ifadelerini kullandı.  

“MESLEĞİMİZİN SORUNLARI BÜYÜKTÜR”

Hukuk devleti olmayı tam olarak idrak edememiş, demokrasi geleneği olmayan ve  insan hakları alanında ideal bir noktada olmayan ülkelerde ve ülkemizde birer hukukçu insan hakları savunucuları olarak işlerinin ne kadar zor olduğu bilindiğini kaydeden Tekneci, “Hakim ve savcıların önünde dosyaların yığıldığı, örgütlenme haklarının olmadığı, buna karşılık emeklerinin gerçek karşılığının alınmadığı, adliyelerin katip ve mübaşir sayısının eksik olduğu, Avukatların yeri geldiğinde serbest meslek, yeri geldiğinde kamu görevlisi olarak kabul edildiği ama kamu adına verilen bu yetkileri kullanmaya gelince bin bir engel çıkarıldığı, gece vakti bile göreve gönderilen Avukata yol ücretinin çok görüldüğü, dosya incelemede  Avukatlık yasasına aykırı olarak engeller çıkarıldığı, yasal birtakım güvenceleri olmasına rağmen rahat bir şekilde soruşturma ve kovuşturmaya maruz kaldıkları ve bu eksende zaman zaman tutuklandıkları, yapılan her yanlışta adeta günah keçisi haline getirildiği, görev üstlendikleri davalarda müvekkil ile özdeşleştirildiği, pratikte yargının kurucu unsuru olan Avukatların önlerinin  tıkandığı, her gün adliyede görev ifa etmelerine ve adliyenin idari düzenine ilişkin birtakım kararlara imza atan birim olmasına rağmen Adalet komisyonlarında bulunmadıkları bir sistemde; hep birlikte hukuk zemininden uzaklaşmadan mücadele ederek bu engelleri aşma ve eksiklikleri tamamlama durumundayız.  Mesleğimizin sorunları  büyüktür.” dedi.

“OFİS AÇANLAR AZALMAKTA, İŞÇİ AVUKAT SAYISI ARTMAKTADIR”

Bugün yaklaşık 120 bin avukat bulunduğunu hatırlatan Tekneci, “Hukuk Fakültelerinde okuyan öğrenci sayısı ve stajyer sayısı 100 bin civarındadır. Bir an önce mesleğimize girişte sınav getirilmelidir. Öncelikle Devlet Hukuki yeterlilik sınavı yapılmalı, bu sınavı geçenlerin avukatlık mesleğini seçmeleri halinde stajdan sonra avukatlık sınavına, Hakimlik sınavı ve stajından sonra Hakimlik sınavına ve noterlikte de sıraya girmelerinin sağlanması gerekmektedir. 100’ün üzerindeki Hukuk Fakültelerinden mezun olan öğrencilerin yeterli eğitim almadan meslek hayatına atıldıklarını görmekteyiz. Bu da hukuka güveni azalttığı gibi meslektaşlarımızın mevcut ekonomik koşullarda  hayatlarını sürdürmeleri konusunda ciddi sorunlar ile karşılaşmalarına neden olmaktadır. Tekirdağ Barosunda yaklaşık 900’e yakın meslektaşımız faaliyette bulunmaktadır. Staj gören meslektaşlarımızın ve nakil gelen meslektaşlarımızın katılımı ile 2019 yılı sonunda bin kişilik bir Baro oluşacaktır. Günümüzde mesleğine yeni başlamış meslektaşlarımızdan ofis açanlar azalmakta, bağlı çalışan avukat yani işçi avukat sayısı artmaktadır. Bu dahi sınavın ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.” şeklinde konuştu.  

“ZORUNLU TARAF VEKİLLİĞİ KAVRAMININ İVEDİLİKLE UYGULANMASI GEREKMEKTEDİR”

Yine bilindiği üzere 1 Ocak 2018 tarihinden itibaren işçi davalarında arabuluculuk sistemi getirildiğini, 1 Ocak 2019’dan itibaren ticari davalarda da arabuluculuk uygulanmaya başlandığını söyleyen Tekneci, “Özellikle iş davalarında her ne kadar arabuluculuk sisteminin yargının yükünü hafiflettiği hususu gündemde ise de anlaşmaların hangi kapsamda yapıldığı büyük önem arz etmektedir. Bir tarafta ekonomik anlamda güçlü işveren, diğer tarafta ekonomik anlamda güçsüz işçinin bulunduğu ortamda işçinin dayanma gücünün zayıflığı da göz önüne alındığında işçiyi, işverenin teklifine muhtaç etmenin adaletli bir çözüm olmadığı açıktır. Kaldı ki, yargılama sonucunda işveren ödemesi gereken bedelin yaklaşık yüzde 50 fazlasını ödüyor dolayısıyla daha adaletli çözüme kavuşuluyor iken, arabuluculuk anlaşması ile sonuçlanması durumunda işçi alması gereken ücretin yarısına dahi kavuşamadığı bilinen bir gerçektir. Arabuluculuk sisteminde bu durumların yaşanması dürüst işverenin bile işçinin ekonomik zayıflığından yararlanmaya ve daha az ücret alması için işçiyi anlaşmaya zorlamasına sebep olmaktadır. Bu nedenle arabuluculukta güçler dengesinin sağlanabilmesi için zorunlu taraf vekilliği kavramının ivedilikle uygulanması gerekmektedir.” dedi.  

“AVUKATLIK MESLEĞİNİN ÖNÜNDE BAŞKA HİÇBİR ÜNVANIN OLMAMASI GEREKİR”

Arabuluculuk uygulamasında işçi-işveren gibi eşit güçlerin oturmadığı bir masada yalnız güçsüz tarafın mağduriyetine sebep olmakla kalmayıp, Arabulucu Avukat olan meslektaşlar yönünden de bir takım mağduriyetlere yol açtığını dile getiren Tekneci, “Arabuluculuk sisteminde şirketleşmeler başlamış olup, şirket arabuluculuğu ve bireysel arabuluculuk gibi eşitlik ilkesine aykırı kavramlar oluşmaktadır. Arabulucu sayısının da sınırlandırıldığı göz önüne alındığında arabuluculuk eğitimi alan birçok meslektaşımızın arabulucu olamayacağı açıktır. Ayrıca Tekirdağ Barosu mensuplarımızın yarısından fazlası 5 yıl altı kıdemi bulunan meslektaşlarımızdan oluşmaktadır. Bu meslektaşlarımız sadece genç olmalarından, meslek kıdemlerinin az olmalarından dolayı asla arabulucu olamayacaktır. Eşitlik ilkesine aykırı olan bu durum meslektaşlarımız arasında menfaat çatışmalarına ve bölünmelere neden olmaktadır. Bu konuda yasal düzenlemelerin yapılması 5 yıllık kıdemden sonra meslektaşlarımızın arabuluculuk eğitimi alarak CMK sistemindeki otomatik arabulucu olunmasının önünün açılmasını gerektiği kanaatindeyiz. Arabuluculuk sisteminin aile hukukunda da uygulanacağı öngörülmektedir. Aile hukukunda  uygulanması halinde iş hukukundaki arabuluculuk sistemindeki gibi eşit güçlerin bir arada olmadığı dolayısıyla güçler dengesinin sağlanmasının mümkün olmadığı, fiziksel, cinsel, ekonomik, psikolojik şiddet gören eş açısından zarar yaratacağı açıktır. Ayrıca Avukatlık mesleğinin önünde başka hiçbir ünvanın olmaması gerekir.” açıklamalarında bulundu.  

“KANUNA AYKIRIDIR”

Yine CMK’da uzlaştırma kurumunda avukat dışında birçok meslek grubunun uzlaştırma faaliyetinde bulunduğunu gördüklerini ifade eden Tekneci, “Özellikle kamu görevlilerinin yer aldığı uzlaştırma memurlarının bu çalışma sistemi her ne kadar yasal düzenleme de olsa 657 sayılı devlet memurları kanuna aykırıdır. Bu memurlar kendi mesaileri içeresinde hizmet vermekte asli görevlerini ihmal etmektedir. Uzlaştırma kurumunda yalnızca avukatın bulunması hususu oldukça önemlidir.” dedi.  

“HERKES İÇİN ADALET, ADALET İÇİN AVUKAT”

“Ülkemiz hukuku açısından da ciddi endişelerimiz bulunmaktadır.” diyen Tekneci, şöyle konuştu: “Birçok kamuoyu araştırmalarında yargıya güvenin yüzde 20’ye düştüğü gerek Bakanlık gerekse Yargıtay Başkanlığı tarafından ifade edilmiştir. Ayrıca doğal Yargıç ilkesine aykırı birçok uygulamaları şahit olunmaktadır. Birçok meslektaşımız adil yargılanma ilkesinden uzak şekilde yargılanmaktadır. Bu nedenle biz avukatlar olarak yargıya güvenin en üst seviyeye çıkmasında ve Hukukun Üstünlüğü konusunda her şeyi yapmakta kararlı olduğumuzu ifade ediyoruz. Sevgili meslektaşlarımız katılımınız için çok teşekkür ediyorum. 5 Nisan Avukatlar günümüz kutlu olsun. Herkes için adalet, adalet için avukat. Avukatların nefesi kesilirse yurttaşların nefesi kesilir.”

Fırat Yakut
Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık