BAŞAKŞEHİR KOLEJİ SOL SÜTUN
BAŞAKŞEHİR SAĞ SÜTUN
  • 26 Şubat 2019, Salı 15:22
FıratYAKUT

Fırat YAKUT

HAYAL DÜNYASINDA YAŞAMAK

Hayatın içindeki gerçeklerden kaçıp, uçuk hayal dünyasında yaşamak bir nebze de olsa hayatın acımasızlığından uzaklaştırıp unuttururken, o kaçınılmaz gerçek pek fazla uzun sürmeyen süreden sonra yine hayal dünyasındaki o sahte kahramanı süslü aynasıyla yüz yüze getirerek; ‘işte busun, kendinden şimdi olduğun kadarından daha fazla bir şey bekleme’ diyerek köhne ve loş bir odada yere çarptırılan kamçı gibi acımasızca ve zevkle yüzüne vurarak; o renkli ve belki de gerçekte imkansız olacak hayal dünyasından alıp çıkarıverir.

***

Gerçeklerle yüzleşmenin, bin bir türlü yolu olmasına rağmen, vardığı nokta hep aynı: hayal kırıklıkları. Daha sonra, nasıl tuzla buz olmuş cam kırıklıkları toplanıp çöpe atılıyorsa; hayal kırıklıkları da toplanıp en sonunda çöpe atılıyor.

Gerçekliğe yakın bir hayal dünyası olsaydı eğer çöpe atılmak yerine belki de rafa kaldırılırdı. Çünkü rafa kaldırılmak ile çöpe atılmak arasında dağlar kadar fark vardır.

***

Düşünsenize değerli bir eşyanızı çöpe atıyorsunuz; bir süre sonra çöp kamyoneti, çöp konteynırının yanına yaklaşarak sizin o değerli eşyanızı (yani hayalinizi) ultra lüks bir seyahat ile götürüyor. Götürdüğü yer ise üstünde martıların uçuştuğu, bin bir çeşit anı ve hayalin bulunduğu 5 yıldızlı otelin içindeki deniz manzaralı kral odası.

İşte hayal dünyasından uyanmak ve gerçeklerle yüzleşmek sonucunda oluşan hayal kırıklığının kaybolması tam olarak olmasa da böyle.

***

Rafa kaldırılan hayaller ise biraz daha gerçekliğe yakın olup, bugün olmazsa yarın, yarın olmaza elbet bir gün gerçekleştirileceğine inanılan mantık dairesi içindeki hayal türüdür. Rafa kaldırılan eşya, her gün yontulmayı bekleyen bir ağaç parçası gibi; her gün yontulmayı, güzelleştirilmeyi, değiştirilmeyi, uygun olana çevrilmeyi bekler.

***

Bunun için çöpe atılacak hayaller yerine, gerçekleşebilecek hayaller kurun. Şimdi gerçekleşmese dahi, rafa kaldırarak yarın veya elbet bir gün gerçekleştirebileceğiniz hayallerle oyalanmayı tercih edin.   

***

Mantık dairesi ile hayal dairesinin birleştiği o ortak noktada birleşebilirsiniz. Sizin imkânınız olmasa dahi, gelecek nesillere yani çocuğunuzu bu noktada buluşturmak için çabalayabilirsiniz. (Tabi çocuğunuzun hayali, sizin hayalinizden büyük olmaması halinde!)

***

Masaya konulmuş bir kum saati; kum saatinden aşağıya akan kum taneleri gibi zaman da gözlerinizin önünde akıyor. Ve geçen zamanı geri getirmeniz imkansız olsa da yine de geçen zaman içinde yakaladığınız mutluluğu yakalamanız mümkündür. Her giden kendisinden bir parça bıraktığı gibi zaman da size dokunduğu oranda bir sevinç, hüzün, mutluluk, gurur, pişmanlık ve özlem bırakabilir ve bırakıyor da. Her geriye dönüp baktığınızda bin bir türlü yaşanmışlıkla karşı karşıya kalabiliyorsunuz. 10 yaşındaki çocuğun bile ‘ben küçükken’ şeklinde bir geçmişe dönük anısı veya tecrübesi bulunuyorken, bu yaş 20, 30, 70, 80’e çıktığında heybedeki geçmişe dönük anılar da o kadar katlanmış oluyor. 90 yaşın üstü de malum unutkanlık baş gösterdiği için hard diskteki (depolama alanı) bilgilere ulaşmak biraz zor olabiliyor.

***

Yazının son sözüne, yani sadedine veya ‘velhasıl kelam’ kısmına gelmeden önce şunu da unutmayın; siz hayal kurarak şuan kendinizi uçan bir insan olarak hayal edebilirsiniz, karşınızda hangi eşya varsa onu da uçurabilirsiniz veya başka bir şekle sokabilirsiniz, kendinizi şimdi olduğunuz yerde değil de hayalinizdeki yerde veya konumdaki şekliyle hayal edebilirsiniz; bir belediye başkanı olarak, ünlü bir pop ve topçu olarak, en çok okunan yazar olarak, bir yerlerde söz sahibi olarak, zengin olarak, önem verilen biri olarak yani istediğiniz her şey olarak hayal edebilirsiniz. İşte dediğim gibi ‘hayal’ edebilirsiniz. Hayal ile gerçekliği karıştırmadan, hayalin gerçekleşmesi için hayalden çıkılıp gerçek olanda yaşamanız gerek. Gerçeklerle yüzleşmeden, sadece hayal dünyasında yaşamak, sadece hayal dünyasında yaşatır. Hayalin gerçekleşmesi için gerçekten harekete geçilmesi, ona göre hareket edilmesi, şartlar ve imkanlar mümkün değilse, şartların ve imkanların düzelmesi için çaba sarf edilmesi gerekiyor. Yani hayal kurun ama sadece hayal kurmayın!

***

Yazının son sözüne, yani sadedine veya ‘velhasıl kelam’ kısmına gelecek olursak; hayal kurmadan hiçbir yere varamazsınız; hayal dünyasından uyanmadan, yani soyutluktan somutluğa geçmeden, yani gerçek bir adım atmadan da bir yere varamazsınız. Çöpe atılacak hayaller değil, gerçekleşmesi mümkün, şimdi gerçekleşmese dahi rafa kaldırılabilecek hayaller kurun. Nokta.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık