ERZURUM CAĞ KEBAB
ÖZCAN KARDEŞLER
  • 01 Nisan 2019, Pazartesi 14:51
FıratYAKUT

Fırat YAKUT

KİM KAZANDI; KİM KAYBETTİ?

Nihayet uzun süredir herkesin bir numaralı gündemi olan seçimi geride bıraktık. Seçimin sonucu için ‘hayırlı olsun’ yazımı seçimden önce yazmıştım.

***

Şimdi ise karşımızda şu sorular var:

Bu seçimin kaybedenleri kim?

Süleyman Kozuva mı kaybetti yoksa AK Parti teşkilatı mı?

Vahap Akay, halkın gönlünü kazandığı çizgisini bu dönemde de devam ettirecek mi?

Ve şimdi ne olacak?

***

Seçimin kaybedenleri kim?

Seçimin kaybedeni olmaz. Bir seçimdir, en çok oyu alan ‘herkesin başkanı’ olur. Ama illaki bir kaybeden arıyorsanız o kaybedenler çıkarı peşinde olan kişilerdir.

Yani Kozuva’nın kazanmasını isteyerek oyunu kullanan temiz ve iyi niyetli bir vatandaş kaybetmedi; çıkarı uğruna-belki bir şeyler koparırız şeklinde düşünerek Kozuva’ya yanaşan ve o düşünceyle oyunu kullananlar kaybetti.

Aslında bu düşünceyle Akay’a oy veren ve çevresinde dolaşan kişi sayısı da az değil. Bunun için şimdiden yeniden Başkan olan Akay’ı uyarmakta fayda var; etrafınızda bir şeyler koparma derdinde olan kişilere dikkat ediniz; en ufak bir hatanın bir sonraki seçimde karşınıza kocaman bir engel olarak duracağından emin olun. İşte bunun için bu düşüncede olan kişiler, ister Akay’a, ister Kozuva’ya oyunu vermiş olsun bu seçimin kaybedeni olsun; temiz ve çıkarsız düşüncelerle oyunu kime vermiş olursa olsun kullananlar bu seçimin kazananı olsun.

***

İkinci soru Süleyman Kozuva mı kaybetti yoksa AK Parti teşkilatı mı?

Bir başkan adayı olarak yola çıkan Kozuva elbette kaybeden tarafın sadece bir tarafı olmuştur. Bunun için tüm faturayı Kozuva’ya kesmek büyük bir yanlış olur. Çünkü Kozuva, kendisinin de dediği gibi çok geç siyasete girmiş bir isim.

Seçim siyasetle kazanılır. İyi bir siyaset yapamıyorsanız kazanma ihtimaliniz o kadar düşer. İşte siyasi kariyeri yeni başlayan Kozuva’nın yerine aslında AK Parti teşkilatının siyasi bir başarısızlığı var.

Seçimlere daha 15 gün varken; CHP ve AK Parti ilçe başkanlıklarına gitmiştim. O zaman gördüğüm manzara şu şekildeydi: CHP’de masalara Çerkezköy’ün kroki haritaları serilmiş mahalle mahalle, sokak sokak kimlerin nereleri gezeceği paylaşılıyordu. “Başkanım beni unutmayın” diye seslenenler vardı ve büyük bir heyecan vardı. AK Parti’de ise böyle bir heyecan ve istekle hiç karşılaşmadım.

Bu süreçten sonra benim sahada olduğumu ve durumun ne vaziyette olduğunu soranlara; ‘bu kalan 15 günde AK Parti kazanmak için herhangi bir siyaset yapmazsa bu gidişle Akay kazanıyor’ diyordum. Dediğim gibi kalan son 15 gün içinde bariz bir şekilde ortada olan Akay’ın yükselişi karşısında AK Parti bir siyaset üretemedi.

Bence Kozuva’nın en büyük yanlışı etrafındakilerin onu kandırmasıydı. Çünkü Kozuva, ister dost meclisinde olsun ister başka bir yerde hep “biz kazandık” diyordu. Bu söylemi de etrafındaki kişilerin tespitlerinden yola çıkarak söylüyordu. Ve Kozuva’ya hep kazandığını söyleyen bir kişi daha vardı, o kişi seçimin kazananını sözde haber sitesine koymadı bile… Kral çıplak misali…

***

Üçüncü soru, Vahap Akay’ın ikinci kez güçlü rakibi karşısında kazanmasına neden olan çizgisini bu dönemde de devam ettirecek mi?

Devam etmemesi için hiçbir neden yok. Akay da biliyor ki, insanların gönlüne girmek herhangi bir makamda başkan olmaktan daha çok anlamlı ve değerli! İyi bir insan olmanın yeri ve makamı yoktur. Önümüzde bir dönem var. AK Partili seçmenin oyunu da almayı başararak yeniden başkan olan Akay’ın çizgisini bozmadan hizmet etmeye devam edeceği düşüncesindeyim.

Çünkü Akay’ın önünde daha büyük bir hedef var. Seçim öncesinde “yine algı yapıyorsun” şeklinde tepkilerle karşılaşmamak için kaç kez kulağıma gelen iddiaları yazılarımda yazmayı erteledim. “Algı yapıyorsun” şeklinde tepkileri ise haber başlıklarımda konuşma içinde kullanılan dikkat çekici cümleyi ön plana çıkarmam. Yani konuşulanı sade bir haber şekliyle ve tırnak içi ifadelerle kullanmam algı yapıyorum şeklinde yorumlandı. Daha Süleyman Kozuva Çerkezköy Belediye Başkan Adayı olarak gösterilmeden önce Akay’ın parti üstü bir aday olduğunu düşünerek seçimi yine kaybettiklerini düşünenlere nazaran ben bir yazımda “Akay yıkılmaz bir kale midir” şeklinde sorup üstlerinde taşıdıkları korkuları bir nebzede attırmama rağmen ‘algı yapan’ ben olmuşum gibi tepki verdiler.

Akay’ın hedefine gelecek olursak; Akay’ın hedefi diyorum ama kesin bir şey yok…

Bu hedef bir dahaki yerel seçimlerde Vahap Akay’ın Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olarak gösterilmesidir. Mesela Tekirdağ’da görev yapan bir gazeteci abime “Bu son büyükşehir belediye meclisi neden Çerkezköy’de yapılıyor?” şeklinde sorduğumda o da, “Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak, son belediye meclisinin Çerkezköy’de yapılacağını söylemesinin ardından, başka bir belediye başkanının neden kendi ilçelerinde yapılmadığını söylemiş; Albayrak ise veliaht kimse orada yapılır” dediğini söyledi. Sadece gazeteci ağabeyim söylemedi bunu, daha bir-iki partiliden daha aynı konunun söz konusu olduğunu duydum.

Akay’a Büyükşehir Belediye Başkan Adaylığı verilir mi?

Neden olmasın!

Verilirse kazanır mı?

Albayrak kazanıyorsa, Akay hayli hayli kazanır…

***

Ve son sorumuz, şimdi ne olacak?

Şimdi ise herkesin oturup işine gücüne bakması gerekiyor. Belediye Başkanı, söz verdiği projelerinin eylem planlarını yapacak ve hayata geçirecek. Vatandaş ise içinde bulunduğu çağı unutmadan üretecek. Fikir üretecek, girişimde bulunacak.

Şimdi ne mi olacak?

Hayat devam edecek…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık