ERZURUM CAĞ KEBAB
ÖZCAN KARDEŞLER
  • 05 Şubat 2019, Salı 15:29
FıratYAKUT

Fırat YAKUT

TRAKYA’NIN TURİZM BAŞARISIZLIĞI

Geçtiğimiz gün İstanbul’daki çok yakın arkadaşımla konuşurken, hafta sonu Bolu tarafına gezmeye gideceklerini söyleyerek beni de davet etti. Ben de vaktin müsait olmadığını söyleyerek, onları Çerkezköy’e davet ettim. Çerkezköy’den yola çıkarak bir Trakya turu yapmayı teklif ettim.

Arkadaşımın bana dediği cümle şu şekilde: “Trakya’da ne var, ne yapacağız ki!”

Ne var, ne yapacağız?

***

Günümüzde şehirler de, firmalar veya markalar gibi tanıtılıp, pazarlanıyor. Böylece bir algı oluşturularak, şehrin turizmine katkı sağlamak amaçlanıyor.

Bir insana Bolu’da ne var, ne yapacağız dediğiniz zaman, hemen saymaya başlar... Çünkü güçlü bir pazarlama, güçlü bir tanıtım var ortada… Bu tanıtımlar ise orada yapılan zirveler, büyük spor kulüplerinin kamplarıyla ve daha değişik birçok yöntemle yapılıyor.

***

Trakya; Türkiye’nin uç noktası konumunda; birçok tarihi ve doğal güzelliklerini barındırıyor; ama ne yazık ki bundan kimsenin haberi yok…

Ve ayrıca hemen yanı başında Avrupa ülkeleri… Yani Trakya konum itibariyle çok avantajlı bir durumda ve yine ne yazık ki bu da değerlendirilemiyor…

***

Trakya Kalkınma Ajansı, geçtiğimiz günlerde İstanbul’da düzenlenen EMİTT (Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı)’e Trakya’nın otel ve acentelerin katılım sağlaması için destek verdi. Dünyanın en büyük turizm fuarlarından biri olan EMİTT’e daha yeni yeni kendini pazarlayan bir Trakya var ortada.

Trakya’nın kendini dünya turizmine tanıtması için önemli bir adım atıldı ama bunun devamının da getirilmesi gerekiyor.

***

“Trakya’da ne var, ne yapacağız?”

“Hmm, buldum Selimiye Camii…”

 ***

Yok, çıkmıyor, hafızalara kazınan, ‘gel gör beni’ diyen yer neredeyse yok…

Yok, yanlış bir ifade; bilmiyoruz…

Bilmememizin sebebi; bizim öğrenmememizden ziyade; öğretmemelerindendir.

Yani; Valiliklerin, belediyelerin veya kaymakamlıkların web sitelerine “Gezilecek Yerler” şeklinde bir sayfa hazırlamaları yetmez ve hiçbir işe de yaramaz.

Evet, bu konuda Edirne’yi var olan tarihi zenginliği nedeniyle bir kenara koyarsak; Tekirdağ ve Kırklareli’nin çok geride kaldığını söyleyebilirim.

Tekirdağ ve Kırklareli Valilikleri; Kültür ve Turizm İl Müdürlükleri; Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ve Kırklareli Belediyesi, ilçe belediyeleri, kaymakamlıklar ve diğer kurumlar… Bence hepsi bu başarısızlığın birer parçası… Özellikle Kültür Turizm İl Müdürlüklerinin büyük bir başarısızlığı var ortada.

Düşünsenize, Kırklareli’nde Antik Tiyatro’nun olduğunu “Kırklareli’nde ne var” diye Kültür Turizm İl Müdürlüğü’nün sitesinde arayarak öğreniyorum; ama Efes Antik Tiyatro’yu böyle bir girişimde bulunmadan biliyorum.

***

Arkadaşım, Trakya’da ne var, ne yapacağız, diye sorduğunda keşke şöyle cevap verebilseydim;

Gelin önce Çerkezköy’de eski bir fabrikada açılan müzeyi gezdikten sonra; köy köy gezerek; Tekirdağ’a gidelim. Tekirdağ’da Namık Kemal Evi’ni gördükten sonra Tekirdağ Köftesi yiyelim. İsterseniz yamaç paraşütü yapmaya da gidebiliriz. Oradan Kırklareli’ne geçelim. Kırklareli’nde tarihi cami, kilise ve köprüleri görelim. Hatta Kırklareli’nin Vize İlçesi’nde küçük Ayasofya Kilisesi varmış, oraya da bakabiliriz. Yine orada antik tiyatro var, orayı da gezelim. Yaz mevsimi olsaydı; Kıyıköy’e gezmeye ve yüzmeye de gidebilirdik. Yine yaz mevsimi olsaydı, Ayçiçekleri arasında fotoğraf çekerdik. Kırklareli’nde de gezdikten sonra Edirne’ye geçeriz. Edirne’de Selimiye Camii başta olmak üzere, Meriç Köprüsü, Karaağaç Tren İstasyonu, Edirne Büyük Sinagogu, Ali Paşa Çarşısı ve daha birçok yeri gezeriz ve onda sonra döneriz…

Evet, yanlış anlamayın; bunları direkt yazmadım; internetten bakıp bakıp yazdım. Bu yerlere baktıktan sonra gerçekten gezilecek ne çok yerin olduğunu fark ettim…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık