DARUL ERKAN YURDU
site sağ happy hours
  • 20 Mayıs 2019, Pazartesi 17:48
İsmailTAŞ

İsmail TAŞ

YİYİN EFENDİLER YİYİN

Malum Ramazan ayında oruçlar tutulur ve aç kalanların hali anlaşılır, fakirlerin dertlerine derman olunur, ancak devir değişti. Zenginler, zenginliklerini fakirlerin gözüne sokmak için bir fırsata dönüştürmektedir. Tevazudan uzak tamamen politik sofralarda maneviyatlar yok olmaktadır. Gelin bu sofralar yerine “Sağ elin verdiğinden, sol elin haberi olmasın” yapalım. İftar sofraları yerine ihtiyaç sahiplerine kumanyalar dağıtalım, ancak kumanyaları bir ay değil bir yıl boyunca dağıtalım ki sofraların gizli kahramanları olunsun.

Ramazan ayında İftar maliyetleri araştırılsın bir ay boyunca kurumların bütçesinden ne kadarlık kaynaklar harcanmakta değerlendirilsin. İftarlar verilecekse de şatafattan uzak gerçekten maliyeti düşük iftarlar verilsin amaç kaynaşma olacaksa. Kasalarında para yok diyen kurumların Ramazan ayında şatafatta yarışıyor olmaları durumun daha da karmaşık hale bürünmesine sebebiyet vermekle sevap atmosferinde günah yarışına girilmesi ne kadar acıdır… 

Kasaları piyasaya borçla dolu olan Belediyeler her gün borçla iftar verme telaşında ve bu yarışta geri kalmamakta. Hizmette yarışmak, proje de yarışmak varken fakirlik üzerinden yokluk üzerinden yarışmak kime ne faydası olabilir ki. Manevi atmosferleri yok etmekten başka neye katkı sağlayabilir.

Son olarak Çerkezköy Ticaret Odası üyelerine bir iftar organizasyonu yapacağı bilgisi verildi, üyeler arasında kaynaşma için önemli görülen bu iftar programı umarız düşük bütçeli ve hele de ekonomik krizle boğuşan esnafın ruh haline uygun bir iftar programı olur diye ümit ediyoruz. 

Memleketin en büyük derdi ve en acı olanı ise yönetenlerin, yönetilenlerden bir haber olması değil midir?

Gelin bir şiirden birkaç kıta ile son verelim bu hafta ki yazımıza;

Verir zavallı memleket, verir ne varsa, malını

Vücudunu, hayatını, ümidini, hayalini

Bütün ferağ-ı halini, olanca şevk-i balini.

Hemen yutun düşünmeyin haramını, helalini…

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,

Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak!

Yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak!

Bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak,

Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak…

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,

Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık