BAŞAKŞEHİR KOLEJİ SOL SÜTUN
BAŞAKŞEHİR SAĞ SÜTUN
  • 08 Mart 2019, Cuma 10:23
ŞennurGÜÇBİLMEZ

Şennur GÜÇBİLMEZ

KADIN

Kimdir kadın?

Adam olmadan önce insan olabilmenin en temel unsurudur. Çoğu zaman değil her zaman hayatın can damarıdır. İnsanlığın devamıdır.

En büyük dertlerin dertlisi, en büyük mutlulukların ardındaki gizli kahramandır.

Küçük detaylardan mutlu olan, mutlu olduğunda da mutlu olmasına sebep olanı unutmayandır.

Hep zarar gören ama canı yanmadan can yakmayan çilekeştir. Bir kenara itilen, canı çıkana kadar dövülendir.

Allah’ın kadını emanet olarak verdiğini unutan adamlara, ‘adam’ olmadıklarını anlatan sessiz aktörlerdir.

Kadın, babasının ayakları altında paspastır.

Bazen eşinin zulmünü görmezden gelen eştir.

Şehit tabutuna sarılmış, gözyaşı döken şehit anasıdır.

Vatanı için bebeği sırtında cepheye mermi taşıyandır.

Çiçeği burnunda bir öğretmenken, teröristler tarafından şehit edilen Aybüke Öğretmendir.

Tekirdağ Şarköy doğumlu sınıf öğretmeni, daha 22 yaşında teröristler tarafından babası ile birlikte şehit edilen Neşe Öğretmendir. Daha yeni atandığı köy evi, bir gece teröristler tarafından basılır. Babası öldürülür, ardından Neşe Öğretmen sürüklenir itler tarafından dağlara. Bedenini bulan askerler gözyaşlarını tutamazlar gördükleri karşısında.

Sonra ne mi oldu?

Neşe öğretmenin ölümü sözde insan hakları için mücadele eden hiçbir dernek tarafından kınanmadı. Sokak köpekleri için kıyametleri koparanların sesi çıkmadı.

Aydınlardan, ‘bunu umursuyorum’ diyen olmadı.

Neşe Öğretmen ve babası, ardından on binler yürümedi, sessiz sedasız lime lime olmuş bedeni toprağa verildi.

Rabbim rahmet eylesin, mekanı cennet olsun Neşe Öğretmenin.

Daha 20 yaşında bıçaklanıp, tecavüz edilip, üzerine benzin dökülüp öldürülen Özgecan Aslandır.

Annesinin “keşke yavrum kurşunlanıp ölseydi, çok acı çekmezdi” sözleri kazındı hafızalara ve söz bitti.

***

Bir eve misafir oldum geçen gün ve bir kadının dramına şahit oldum. “Daha 16 yaşında 41 yaşında bir adamla evlendirildim. Daha çocuk denilecek yaşta 4 çocuğum oldu. Şiddet, eziyet sonrası Kadın Sığınma Evi’ne sığındım. 5 yıldır çocuklarımı göremiyorum” dedi.

O bir anne.

Yine bir ev ziyareti; 6 ve 7 yaşında iki çocuk. Oturulmayacak şartlarda dökük bir ev. Kısacası Çaresizlik.

“İkinci evliliğim” diyor, “İlk evliliğimden çocuğum olmadı, eziyet, dayak, şiddet gördüm. Ayrıldım ama resmi olarak boşanmadı eski eşim” diyerek devam ediyor.

İkinci evlilik katlanmaya mecbur bir yaşam kısacası. Bu ve bunun gibi yüzlerce kadın dramı…

***

Allah kadını yarattı ama erkek, Allah yarattı demedi!

Üzdü, dövdü, sövdü, ağlattı… Bugün kadınlar günüymüş. Beyler, çiçekte istemiyorlar sizden; dövmeyin, sövmeyin, öldürmeyin yeter!

***

Zordur kadın olmak kısacası. Kadın eğitilirse, toplumu da eğitir.

Cehaletin korkusu kadındır. O öğrenirse çocuklarına da öğretir.

Zordur kadın olmak, anne olmak, eş olmak, her şey olmak.

Bir varlığınla bin parçaya ayrılmak, hep bir şeyleri, birilerini toplamak.

Güçsüzlükle suçlanmak ama her zorlukta sığınılacak tek liman olmak.

“Adam gibi adam” derler mesela, “Kadın gibi kadın” demezler, “Taş gibi” derler.

Soğuk olmak zorundadır, hissetmemesi gerekir.

Susarsa, “Bir şey bilmiyor” derler; konuşursa “Çok konuşuyor” derler.

‘Eksik etektir’ kadın; aklı ermez, gözü açılmamalı, sırtından sopa eksik olmamalı!

***

Zordur kadın olmak!

Daha küçücük bir kız çocuğuyken başlar hikaye…

Eteklerini toplayarak oturman gerekir; bir kere yoktur öyle yayılarak oturmak.

Derli toplu olacaksın sonra; eğer sessiz sakinsen, için kıpır kıpırken, hatta kanın deli akarken ne demekmiş öyle ortalık yerde ‘canım istedi, bastım kahkahayı’ deyip lafı yapıştırmak.

Ya da ‘Hak etti’ deyip ‘ağız dolusu küfür ettim, sinirimi geçirdim’ demek…

Sen kadınsın ayıp!

Sahi kimdir kadın?

Nasıl bir yaratıktır, yer mi içer mi?

Var mıdır insani ihtiyaçları?

Olmaz olamaz…

Önce on numara yemek yapmalı; az yemeli, zayıf olmalı, bakımlı olmalı, manken gibi olmalı ama çocuk da doğurmalı. Çalışacak sonra kadın, hamarat olacak, çocuklara dadı, mutfakta aşçı, ev işlerinde süper kahraman olacak. Sabah erkenden kalkacak; kahvaltı, çoluk çocuk, giyim kuşam… Hepsi ona bakarken her gün yeniden doğar, doğmak zorunda kalır kadın…

Her gün yeni bir anne, her gün yeni bir eş, her gün yeni bir umut olarak uyanır.

Ama sevilen, değer verilen, aşağılanmayan, dövülmeyen, öldürülmeyen biri olarak; Yani insan olarak, yani kadın gibi kadın olarak.

Tüm kadın gibi kadınlara; asla vazgeçmeyen, hayatla her şeye rağmen mücadele eden tüm kadınlara her gün 8 Mart gibi olsun dileklerimle.

Kutlu olsun günümüz.

Selam ve dua ile…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık