ERZURUM CAĞ KEBAB
ÖZCAN KARDEŞLER
  • 22 Haziran 2019, Cumartesi 15:26
ŞennurGÜÇBİLMEZ

Şennur GÜÇBİLMEZ

MİŞ... GİBİ

Bizler elleri toprak kokan son çocuklardık.

Sokakların evimizden daha güvenli olduğu zamanlarda yaşayan son nesildik.

Acı ama gerçek.

Cebimizde misket, taso, top…

Doyamazdık oyun oynamaya

“Bir çık” oyununa oynamaya zavallı Karabaş mecburen istemese de dahil olurdu.

Sessizce ip belinde oyunun bitmesini beklerdi garibim

O bile anlardı çocuk olmanın, çocuk oyunlarının masum dilinden konuşamasa da

Tüm gün doyasıya oyun oynar.

Yara bere içinde dönerdik eve aksam karanlığında.

Çoğu zaman yemek yemeden sızar kalırdık divanda.

Evet divan yeni nesil bilmez beklide onun ne olduğunu.

Kanepeler koltuklar yoktu bizlerde.

Misafir odasında olurdu koltuk ve biz çocukların oraya girmesi kesinlikle yasaktı.

Kilitlenir ve asla misafir gelmeden o odaya girilmezdi.

Hijyen olayı o zamanlar bizi şimdilerdeki gibi korkutmazdı.

Mikrop kapmazdık, çocuktuk biz çünkü

Düşmeli, yara bere içinde kalmalı, hasta olmalıydık

Doğal şeylerdi bunlar, korkutulmazdık hasta olacağız diye

Mahallede bir çocuk su çiçeği çıkarınca hepimiz birlikte sıraya girmiş gibi çiçek çıkarmaya başlardı.

Kimse kimseden aman bende hasta olacağım diye kaçmadı

Maske falan takmazdık

Çocuktuk biz

Olması gerekendi çünkü

Kokusu hala burnuma gelir pembe bir kaşıntı kremi vardı kuruyunca bembeyaz olan.

Tüm mahalle çocukları sırayla kullanırdı kremi.

Kimde biterse o yenisini alır ve devam ederdik kullanmaya.

Oyunlarımız hasta olsak bile devam eder, kaçamaz, korkmazdık birbirimizden.

Kaşırdık birbirimizi.

Gülerdik hayalet gibi kremden bembeyaz olmuş vücudumuza

Komşu teyzelerin evlerine çekinmeden girer yemek yerdik.

Korkmazdık şimdilerdeki gibi

Mahalle kızları mahalledeki oğlan çocuklarına emanetti

Kardeş gibi sahip çıkarlardı kızlara oğlanlar.

Erkek çocuklarıyla futbol oynardık.

Kız gibi büyümedim hiç ben.

Futbol oynamak, ağaçlara tırmanmak

Oyunların başında gelirdi

***

Şimdilerde eskiye hasret hikâyelerle, yakınmalarla dolu konuşmalara şahit oluyoruz sıklıkla

Nedir peki bu eskiye hasret?

Değişen ne?

Büyümüş olan kim?

Çok değil bundan 20 yıl öncesini anlattım sizlere yazımın başında

Hoşgörünün, paylaşmanın, doyasıya çocuk olmanın tadın çıkarabileceğiniz 20 yıl öncesi zamanlar

Biz büyüdük ve çirkinleşti her şey?

Peki neden?

Sebep çok ama hepimizin bağımlı olduğu teknolojiyi suçlamak istiyorum bu defa

Gelişen, hızla değişen rahata alışan, bilgiye hazıra ulaşan insanlık

Sonuç

Kendine bile yabancılaşan bizler

Hepimizin elinde akıllı telefonlar bizlere hükmeder oldu.

Okumuyoruz, kitap kokusunu duymuyoruz onlar sayesinde.

Lisede bilgisayar teknolojileri dersimiz vardı.

“Öğretmenimiz çocuklar teknoloji bıçak gibidir insan da kesersiniz ekmekte” demişti

Ve biz bunları anlayacak zamanlarda değildik

Öğretmenimizin bahsetti o teknoloji nasıl da bizleri kullanıyor farkında mısınız?

Sosyal medya, oyunlar, sürekli değişen dünya gündemi

Müthiş bir bilgi akışı ve onlara yetişmeye çalışan dörtnala koşuşturan bizler

Eskiden komşularımız vardı “hadi bi kahve yap da içelim” dediğimiz

Kahvemizi paylaştığımız instagramımız yoktu.

Eskiden tartıştığımız kişilere “beni üzdün” derdik

Şimdilerde ise sosyal medyadan gönderme yapıyoruz.

Hepimiz her şeyini biliyoruz hepimizin

Kısacası mükemmeliz sosyal medyada

Hepimiz çok güzeliz (filtreler sağ olsun )

Hepimiz çok mutlu

Hepimiz çok para kazanıyoruz ve en iyi yemekleri yiyoruz

Kitabı bile sadece kahve yanında paylaşıp şimdilerdeki tabir ile

Okuyormuş gibi çek canım benim demekteyiz

Kısacası sanal bir kandırmacanın içindeyiz

Mış… Gibiyiz hepimiz

***

Okumuş gibi

Mutluymuş gibi…

Çalışıyormuş gibi…

Hepimiz birbirini sosyal medyadan çok iyi tanıyoruz fakat sokakta görsek selam bile vermeyiz

Sosyal medyada kanka ama…

Herkesi tanıyoruz ama kendimize yabancıyız

Yalnızlığımızla yaşıyoruz sanal alemde hem de bunun farkında bile olmadan

Çok sevdiğimiz internet, teknoloji bizi eskiye hasret bırakıyor maalesef

***

Ne mutlu ki şanslıyız bizler

Bizler yaşadık o güzel zamanlarda

Şimdilerde ise bizlerde her ne kadar bağımlı olduğumuzu kabul etmesek de

En azından çocuklarımızı internetten uzaklaştırıp

Bizlerin gözetimi altında sokaklarda çocuk oyunları oynamalarını sağlamalıyız

Evet sokaklar bizim çocukluğumuzdaki kadar güvenli değil

Haklısınız; fakat bizler sadece biz anne babalar değil

Belediyeler, muhtarlıklar, okullar, kısacası devletimiz uygun koşulları oluşturmalıdır çocuklar için

Geçen haftalarda okullarda oyun etkinliği gerçekleştirildi.

Bence yaygınlaştırılıp çocukları sokak oyunlarına çekmeliler

Evet internet hayatımızın parçası ama oyunlarımıza engel olmamalı

 sağlıklı nesiller için çocuklarımızın bağımlı olmalarına razı olamayız

selam ve dua ile

 Çerkezköy


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık