ERZURUM CAĞ KEBAB
ÖZCAN KARDEŞLER
  • 12 Nisan 2019, Cuma 16:15
ŞennurGÜÇBİLMEZ

Şennur GÜÇBİLMEZ

RAHMET VE MUHABBET

Nisan yağmurlarıyla

yaşama “merhaba” diyen tomurcukların mis gibi kokusunu duyduğumuz günlerdeyiz.

Kimi yağmurda ıslanır,

Kimi de yağmuru hisseder.

Ben hissedenlerdenim

Huzur verir bana

Buğulu camın önünde yağmur damlacıklarını izlemek.

Hele de en sevilen varsa yanında, yani çayım

Keyiflerin en güzeli

Yağmur içime “yaşamak” diye  fısıldar

Yağmur ve çay!!!

Rahmet ve muhabbet

Çay üç harflidir ve üç’ün bir arada olduğu yerlerde içilir, derler çay tiryakileri

Yani sen, seni seven ve seni yaradan

Rahmet diyorum

Çünkü ağlayarak temizleyemediğimiz kirli dünyayı temizliyor damlacıklar

Tomurcuklara hayat bize rahmet…

Muhabbet çünkü

Hayatımızın her anında bizimle bütünleşmiş ve her kesimin ortak içeceğidir çay

Şimdi kah açık, kah bulutların ardından bize gülücük atan güneş

Nisan yağmurları

Çay

Mis gibi bahar kokusu baharı müjdeliyor 

Vakit kaybetme diyor aslında

Yaza ramak kala yağmur tadında çay sıcaklığında

Biraz da nisan yağmurlarının şifalı olup olmadığından bahsedelim

Halk arasında bu konuda çeşitli rivayetler var ve yapılan araştırmalar söylenenlerin yani nisan yağmurlarının şifalı olduğunu kanıtlamakta

14 Nisan- 14 Mayıs tarihleri arasında yağan yağmurların özelikle aktif demir içerdiği kanıtlanmıştır.

Peygamber efendimiz de nisan yağmurlarını tavsiye etmiştir

Yani yağmuru hissedenlerden olalım

Rahmettir berekettir candır 

Rahmetten faydalanmak gerekir kısacası…

….

Bu aralar yolunda gitmeyen üzüldüğümüz çokça şey var…

Fakat unutmamalı ki

Uçak rüzgarı karşısına alarak yükselir, arkasına alarak değil

Fırtına dinecek taşlar yerine oturacak

Belki küçük dirençsiz olan taşlar yeni rotamızda olmayacak

Rüzgarı karşımıza aldığımızda havalanmamızı sağlayan ardımızda bıraktıklarımız değildir

Bizler eğer önümüze bakarsak yol alabiliriz

Yerdeki fren izleri ardımızda kalmalı ki; gökyüzüne yükselelim

Bazen takılıp düşeriz

Dizlerimiz kanar, canımız acır fakat az soluklanmak gerekir

Yaramızı sarmak, yol arkadaşlarımızı seçmek için...

az sabır sadece…

Önce hikayeyi siyaha boyamak lazım

Sonrada kurumasını bekleyip üstüne beyaz harflerle yeni bir hikaye yazmak gerekli

Bunun adına da “unutmak” diyoruz aslında

Çünkü hayat özünde bir “katlanma sanatıdır”

Aza, çoğa, iyiye, kötüye ve bazen de kendimize bile

Katlanırsak, sabredersek ve de soluklanırsak en önemlisi de vazgeçmezsek yepyeni kapılar sunar yaradan…

Kaybetmek yok yaraları sarıp devam etmek var…

Malum gündem hem ülke genelinde hem de yerelde yoğun olarak devam etmekte

Dedikodu kazanı kaynamakta

 o öyle demiş, bu böyle yapmış da ondan öyle olmuş falan filan…

Kulağımıza geliyor kuyruğuna bastıklarımızın can acısı

Bizde Mevlana’nın güzel bir sözü ile cevap verelim istedik

Takdir sizin…

Diyor ki Mevlana;

Siz benim ardımdan konuşuyormuşsunuz…

Gıybet ediyormuşsunuz gıyabımda…

Üstelik yüzüme de söyleyemiyormuşsunuz...

Benim gibi bir acizden korkmuşsunuz da Allah’tan korkmamışsınız…

Bende Allah’tan korkmayan herkesi Allah’a havale ediyorum!

Mesaj net…

Ne güzelmiş eskiden insanlar

Ağacın altındaki gölgede dinlenen yaşlı adam kalkarken ağaçtan helallik istiyor ve elindeki suyu teşekkür olarak ağaca döküyor

Vefa yani

Sahi neydi vefa

Yol arkadaşlarını yarı yolda bırakıp kendin için mi çalışmak

Ya da dava arkadaşını işin bitince ilk fırsatta provokatör ilan etmek

Nefsine yenilmek kazandığını sanarak

Helallik isteyeceğine hırsından yenilgini kabullenemediğin için sağa sola şikayetlerde bulunmak

Sahi neydi vefa…

Ne imtihanlar misafir ettik bilsen hiç hesapta yokken

İyi ki acıları azaltacak dualar ezberlemişiz çocukken

Bakışındaki niyet ne ise göreceğin odur

Kirli bakan en mükemmel şeyde bile çirkinlik

İyi bakan kötünün içinde bile olsa güzellik görür…

Türkçe bir adı yok

Down sendromu

Artık nedir hepimiz biliyoruz

Bu ay farkındalık haftasıydı bizlerde kısaca hem farkındalık yaratalım hem de bilgi verelim sizlere

Nedir Down sendromu?

Bir hastalık değil o yüzde tedavi edilmesi gerekmiyor

Normal bir insana göre bir fazlalar

Normal bir insanın vücudunda 46 kromozom yanı yapı taşı bulunur

Down sendromunda ise kromozom, yani yapı taşı 47. Artı bir fazla ve tek fark bu

Bunu ülkelerle yaşam tarzı ile medeniyetle de ilgisi yok

Dünya genelinde 800 çocuktan bir tanesi down sendromlu olarak doğuyor

Bugün dünyada yaklaşık 6 milyon ülkemizde ise yaklaşık 100 bin down sendromlu insan var

Onların dünyasında yalan yok sevgi ise çok çok var.

Bugünün dünyasında ve ülkemizde eskiye nazaran çok daha fazla yaşamın içinde varlar

Çalışma hayatına girdiler

kafeleri var

müzikleri var

okulları var

dernekleri var

 bizler öğrendikçe onlara daha çok yakınlaşıyoruz, bütünleşiyoruz

farkındalıkların artması için bizlerde sizlere bilgi olarak aktarmak istedik

çünkü bir kişi bile bilmiyor ve sizden öğreniyorsa farkındalıkların artmasına yardımcı oluyorsunuz demektir

Mum olmak marifet değil marifet hem mum olup ışık saçmakta

İmtihan bu…

Gün olur evlattan gelir

Gün olur yokluktan gelir

Gün olur varlıktan gelir

Ne gelirse Allahtan gelir!

Amenna ve saddekna…

Rabbim imtihanlarımızı kolay eylesin

Selam ve dua ile

Çerkezköy


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık