DEM Parti Çerkezköy İlçe Eş Başkanı Gıyasettin Kara’dan 1 Mayıs Açıklaması
ÇERKEZKÖYDEM Parti Çerkezköy İlçe Eş Başkanı Gıyasettin Kara, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“1 Mayıs Emeğin Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü kutlu olsun.
1 Mayıs’ta emperyalizme, savaşa, sömürüye karşı ekmek, barış ve adalet talebiyle Çorlu 1 Mayıs Meydanı’nda yerimizi alarak Trakya bölgesindeki işçilerin ve emekçilerin yaşadığı güncel sorunları dile getirdik.
Türkiye’de iktidarın politikaları emeği değersizleştiren, açlığı ve yoksulluğu kalıcılaştıran bir düzen yarattı. Ücretler erirken sermaye büyüyor; emekçiler yoksullaşırken bir avuç ayrıcalıklı kesim kâr rekorları kırıyor, zenginliğine zenginlik katıyor. Devlet ve sermaye iş birliğiyle asgari ücret, ülke tarihinde ilk kez açlık sınırının altına düştü. Açlık sınırı 30 bin TL’ye dayanmışken, 28 bin 75 TL’lik asgari ücret milyonları açlığa mahkûm ediyor. Üstelik, asgari ücretin çalışanların yaklaşık yüzde 60’ı için “temel ücret” haline getirilmesiyle tüm emekçiler yoksullukta eşitleniyor. Milyonlarca emekli 20 bin lira ile yaşam mücadelesi veriyor. Her dört gençten biri işsiz. Çocuk yoksulluğunda rekorlara koşuyoruz. Her üç çocuktan biri yoksul. Engelliler yaşamın ve istihdamın dışına itiliyor. Her beş engelliden biri işe ulaşabiliyor. Alım gücü karşısında ücretler her gün biraz daha erirken, emeğin değeri sistematik olarak düşürülüyor. Herkese geçinebilecek ücret verilmesi için 1 Mayıs alanındaydık.
Ekmeğimize göz koyanlara karşı mücadeleyi büyütmek için meydanlardaydık!
Gıda enflasyonunun yüksekliğinde dünya üçüncüsüyüz. Bizden önde Sudan ve savaşla uğraşan İran var. Geldiğimiz aşamada Türkiye, tarihinin en derin yoksulluk krizlerinden biriyle karşı karşıya. Konut ve kira fiyatlarındaki fahiş artışlar, barınmayı temel bir hak olmaktan çıkardı; milyonlarca insan için bir lüks haline getirdi. Emekçiler artık yalnızca geçinmek için değil, barınabilmek için de büyük bir mücadele veriyor. Vergi yükü emekçilerin sırtına bindirilmiş, adeta sistematik bir soygun gibi büyüyor. Büyük sermaye gruplarına sağlanan vergi muafiyetleri ve teşviklerle servet belli ellerde toplanıyor. Sürekli ve sürekli artan oranda yoksuldan alıp zengine veren bir Deli Dumrul sistemi işliyor. Her gün daha fazlasına el konulan emeğimize sahip çıkmak için, ekmeğimizi savunmak için 1 Mayıs alanındaydık!
Kadınlar bu düzenin en ağır yükünü taşıyor. Erkek egemen sistem, savaş politikaları ve yoksulluk kadın emeğini görünmez kılarken; şiddet, güvencesizlik ve eşitsizlik derinleşiyor. Kadına yönelik şiddetin ve kadın katliamlarının arttığı bir coğrafyada kadın özgürlüğünü savunmak eşit ve adil bir toplumu savunmaktır diyoruz. Kadınların tüm talepleriyle 1 Mayıs meydanındaydık!
1 Mayıs’ta temel şiarlarımızdan biri de adalet ve özgürlük!
DEM Parti’nin barış ve demokratik çözüm talebi büyürken.
Toplumsal muhalefet üzerindeki baskılar her geçen gün artıyor, siyasi saiklerle yürütülen davalar hız kesmiyor. Tutuklanan gazeteciler, sanatçılar, avukatlar, siyasetçiler, belediye başkanları ve sendikacılar kervanına her gün bir yenisi ekleniyor. İşçi ve emekçilerin sendikal örgütlenme, grev ve toplu sözleşme hakkı fiilen ortadan kaldırılıyor. Adalet olmadan hakça paylaşım olmaz, hak mücadelesi baskı altında kalır, adalet ve demokrasi sağlanmaz. Bu nedenle, 1 Mayıs’ta adalet için meydanlardayız.
Doğa talan ediliyor, yaşam alanlarımız sermayeye açılıyor. Ormanlar, sular, topraklar rant alanına dönüştürülürken yaşamın kendisi tehdit altına alınıyor. 1 Mayıs’ta doğayı savunmak yaşamı savunmaktır diyoruz. Doğanın katledilmesine karşı 1 Mayıs alanlarda yerimizi aldık.
Ekmek, Barış, Adalet taleplerimizi bir kez daha haykırdık; eşit, adil ve özgür bir yaşamı birlikte kurmak için Çerkezköy başta olmak üzere tüm işçi ve emekçilerin mücadele günü kutlu olsun. Yaşasın 1 Mayıs!”Dedi.
İlginizi Çekebilir