© Çerkezköy Ekspres

MİLLİ PARKLAR TURİZME AÇILIYOR MU? AYGUN’DAN SERT UYARI

CHP Tekirdağ Milletvekili Dr. İlhami Özcan Aygun, Milli Parklar ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Yasa Teklifi’nin, doğal miras niteliğindeki milli parkları turizme açarak otel, motel, ulaşım, elektrik iletim ve nakil hattı, petrol ve doğalgaz iletim hattı, trafo, su ve termal su gibi altyapı ve üst yapı yatırımlarını mümkün hale getireceğini vurguladı.

Aygun, “Ayrıca kaçak yapıları yıkmak için mahkeme kararı aranmayacak. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü isterse kaçak yapıları kullanabilecek. Zehir ve kapanla avcılık yapanların belgeleri iptal edilmeyecek; iki yıllık yasak konulup daha sonra avcılığa dönmeleri mümkün hale gelecek. Bunun adı yaban hayatını bitirmektir” dedi.

Aygun, TBMM Genel Kurulu’nda teklifin bütünü üzerine konuştu. Türkiye’de bulunan 50 milli park, 274 tabiat parkı, 111 tabiat anıtı, 32 tabiatı koruma alanı, 136 sulak alan ve 85 yaban hayatını geliştirme sahasının büyük bir tehdit ile karşı karşıya bırakıldığını ifade etti.

30 maddeden oluşan; üç kanun ve bir Kanun Hükmünde Kararname’de değişiklik yapan teklifin, köprü ve otoyollar gibi milli parkları da özel sektöre bırakmayı amaçladığını söyleyen Aygun, “Teklif, ulusal ve sürdürülebilir doğa anlayışından uzaktır. Milli kaynakları korumayı değil, rant elde etmeyi; turizme açarak doğal hayatı yok etmeyi amaçlamaktadır. Partimizin sıkıntılı maddelerine ilişkin değişiklik önergeleri Komisyonda AK Parti ve MHP milletvekillerinin oluşturduğu Cumhur İttifakı’nın oylarıyla reddedilmiştir” diye konuştu.

Aygun, Anayasa’nın 169. maddesine göre milli park ve tabiat alanlarının devlet tarafından yönetilip işletilmesi gerektiğini belirterek, “Anayasa’yı tamamen rafa mı kaldıracaksınız? Anayasa ile derdiniz ne?” diye sordu.

Milli parklarda sportif, eğlenme ve dinlenme hizmetleri kapsamında otel, motel, trafo ve termal tesis kurulmasının mümkün hale geleceğini vurgulayan Aygun, “Anayasa’nın 168. maddesine göre ormanlar, milli parklar ve tabiat alanları kamusal mülkiyet altındaki doğal varlıklardır. Teklif, milli parkları özel sektöre açtığı için kamu yararı ilkesini zedelemekte ve Anayasa'nın 43. ve 168. maddelerine aykırılık teşkil etmektedir” dedi.

Milli parklarda görevlendirilecek “alan kılavuzu” ve “av ve doğa memuru” gibi personelin atanmasının yönetmeliğe bırakılarak keyfiliğe kapı aralandığını belirten Aygun, teklifin acilen geri çekilmesini istedi.

Aygun, yaşanacak sorunları şöyle sıraladı:

Milli parklarda turistik amaçlı bina ve tesislerin 99 yıl boyunca işletme hakkına sahip olması sağlanıyor. Bu durum, milli servetlerin talan edilmesine kapı aralıyor.

Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, kaçak yapıları “mahkeme kararına lüzum kalmaksızın” yıkabilecek. Yıkmak istemezse binayı kullanabilecek. Yani kaçak yapıyı fiilen yasal hale getirmek mümkün olabilecek. Bu durum, Anayasa’nın hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmıyor.

Milli parklar, tabiat anıtları, tabiat parkları, sulak alanlar ve tabiatı koruma alanları Turizmi Teşvik Kanunu kapsamına alınıyor. “Kamu yararı” adı altında ulaşım, elektrik iletim ve nakil hattı, petrol ve doğalgaz iletim hattı, trafo, haberleşme, su, termal su, atık su ve altyapı yatırımlarına izin veriliyor. Otel, motel ve dinlenme tesisi yapmak mümkün hale geliyor.

Cumhuriyet’in önemli projelerinden biri olan 1. derece doğal ve tarihi sit alanı niteliğindeki AOÇ’nin geçmişte imara açılarak küçültüldüğünü belirten Aygun, aynı tehlikenin milli parklar için de başladığını ifade etti.

Teklif ile yaban hayatı ve nesli tehlikedeki hayvan türleri risk altına giriyor. Avcılık belgesi olmadan avlananlara yönelik caydırıcı bir ceza öngörülmüyor. Kaçak avcılık yapan, zehir kullanan ve kapanla avlananların belgeleri iptal edilmeyecek; iki yıllık yasak sonrası yeniden avcılığa dönebilecekler.

Kaçak avcılığın teşvik edilmesinin ekosistemi bozacağını belirten Aygun, bunun çekirge ve süne gibi zararlıların artışına yol açarak tarımsal üretime zarar verebileceğini söyledi. İkinci kez avcılık belgesi iptal edilen kişi sayısının 60 bin olduğu bilgisinin, sorunun boyutunu gösterdiğini ifade etti.

Milli parklar ve tabiatı koruma alanlarının ticarileştirileceğini savundu.

Kamusal yarar ve yargı güvencesinin zayıflatılacağını belirtti.

Türkiye’nin üç biyo-coğrafik bölgenin kesişim noktasında yer aldığını ve yaklaşık 12 bin bitki türünün yüzde 30’unun endemik olduğunu hatırlatan Aygun, milli park ve tabiat parklarında “koruma, kalkınma ve sürdürülebilirlik dengesi”nin ortadan kaldırılacağını söyledi.

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER