© Çerkezköy Ekspres

Selcan Taşçı’dan iktidara sert sözler: “Ekranları karartmak yoksulluğu gizlemez!”

İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, bağımsız medyaya yönelik baskı iddiaları ile Türkiye’deki ekonomik sorunları gündeme taşıdı. Halk TV’ye kayyum atanması ihtimali üzerinden değerlendirmelerde bulunan Taşçı, gazetecilerin susturulmasının suçla mücadele yöntemi olamayacağını belirterek, “Haber kanallarını karartmak okula aç giden 8 milyon çocuğun beslenme çantasını dolduracak mı?” diye sordu.

“Gazeteciliği susturmak suçla mücadele yöntemi değildir”

Genel Kurul’da söz alan Taşçı, medya kuruluşlarına yönelik operasyonlar ve gazeteciler hakkındaki işlemler üzerinden basın özgürlüğüne ilişkin eleştirilerini dile getirdi. Suç işleme özgürlüğünün hiç kimse için söz konusu olamayacağını ifade eden Taşçı, kamu kaynaklarının usulsüz kullanılması iddialarının da hukuk çerçevesinde soruşturulması gerektiğini söyledi.

Ziraat Bankası’na ilişkin 800 milyon TL’lik kredi ve Halkbank üzerinden para aktarılması iddialarını da konuşmasına taşıyan Taşçı, medya patronlarının olası suç isnatlarından muaf tutulamayacağını ancak bu iddialarla gazetecilik faaliyetleri arasında bağ kurulmasının da sorgulanması gerektiğini savundu.

Taşçı, “Gazeteciliği susturmak bir suçla mücadele yöntemi değildir, olamaz!” sözleriyle tepkisini dile getirdi.

“Ekranları karartmak yoksulluğu bitirecek mi?”

Konuşmasının en dikkat çeken bölümünde Türkiye’deki yoksulluk ve çocukların beslenme sorunlarına işaret eden Taşçı, medya kuruluşlarına yönelik olası müdahalelerin ekonomik sıkıntıları ortadan kaldırmayacağını söyledi.

Türkiye’nin çocuk yoksulluğu ve hane halkının ekonomik koşullarına ilişkin sıralamalardaki yerini gündeme getiren Taşçı, milyonlarca vatandaşın geçim sıkıntısıyla mücadele ettiğini belirtti. Basın kuruluşlarının yayınlarının engellenmesinin, vatandaşların günlük yaşamında karşı karşıya kaldığı sorunları çözmeyeceğini ifade eden Taşçı, şu sözleri kullandı:

“Haber kanallarını karartmak okula aç giden 8 milyon çocuğun beslenme çantasını dolduracak mı? Halk TV ekranını karartınca 25 milyon yoksulun dolabı et görecek mi, süt görecek mi?”

Taşçı, ekonomik sorunların ve yoksulluğun ekranların karartılmasıyla gündemden düşürülemeyeceğini savundu.

“Asıl kayyum sefalet düzenine atanmalı”

Türkiye’nin hane halkı sefalet endeksinde üçüncü sırada bulunduğunu, çocuk yoksulluğunda ise OECD ülkeleri arasında ikinci, Avrupa’da birinci sırada yer aldığını öne süren Taşçı, bu tablo üzerinden iktidarı eleştirdi.

Çocukların yeterli beslenememesinin önemli bir toplumsal sorun olduğunu vurgulayan Taşçı, kamu kaynaklarının kullanımının ve yoksullukla mücadelenin öncelikli meseleler arasında bulunması gerektiğini söyledi. Taşçı, bir kayyum atanacaksa bunun ülkeyi yoksullukla anılır hale getiren düzene yönelik olması gerektiğini savunarak, “Bu ülkenin çocuklarını dört yıl boyunca her gün sıcak yemekle besleyecek kaynağı haksız kazanca dönüştüren bu düzene kayyum atansın” ifadelerini kullandı.

Bağımsız medya kuruluşlarını tek tek sıraladı

Taşçı, konuşmasında Halk TV’nin yanı sıra Sözcü, Yeniçağ, Cumhuriyet, BirGün, Nefes, T24 ve Duvar gibi yayın organlarını da anarak, medya kuruluşlarına yönelik olası kayyum atamaları ve erişim engellerinin sonuçlarını sorguladı.

İktidarın kamu gücünü kullanarak medya kuruluşlarının faaliyetlerini kısıtlayabileceğini söyleyen Taşçı, bu tür adımların ekonomik sorunları çözmeyeceğini belirtti. Fon dolandırıcılığı iddialarını da gündeme getiren Taşçı, gazetecilere yönelik işlemlerin haksız kazanç iddialarının araştırılmasının önüne geçmemesi gerektiğini savundu.

“İnsanlar sizde güç değil, korku ve panik görüyor”

Konuşmasının son bölümünde iktidarın tutumunu eleştiren Taşçı, yaşanan gelişmelerin güçlü bir yönetim görüntüsünden ziyade kontrol kaybı izlenimi oluşturduğunu ileri sürdü. İktidarın medya üzerindeki baskılarını artırmasının kamuoyundaki tepkileri ortadan kaldırmayacağını savunan Taşçı, sert ifadeler kullandı.

Taşçı, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:

“Kararttığınız ekranlarda konuşulmasından en çok korktuğunuz şeyi sandıkta duyacaksınız, gazetecilerden değil Türk milletinden duyacaksınız. Onun için ha gayret arkadaşlar, böyle devam edin, zulmünüz artsın ki tez zeval bulabilesiniz.”

Taşçı’nın TBMM Genel Kurulu’ndaki konuşması, basın özgürlüğü tartışmalarıyla ekonomik sıkıntılar ve çocuk yoksulluğu arasındaki ilişkiye dikkat çeken açıklamalarıyla öne çıktı.

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER