SEÇİM GELİR Mİ? -2-
29 Nisan 2026, Çarşamba 19:33Hiçbir siyasi parti kaybedeceği bir seçime girmek istemez. Cumhur ittifakı da seçim kaybetmek istemediği için seçim yenilenmesi istemiyor. O kadar ki; anayasa hukukçularının tartışmaya gerek görmediği ara seçimin yapılması bile istenmiyor. Cumhurbaşkanı ve Milletvekili seçiminin 14 Mayıs 2028 tarihinde yapılması gerekiyor. Zamanında yapılacak seçime Cumhurbaşkanı Sayın R. Tayyip ERDOĞAN giremeyecektir. Cumhurbaşkanının seçime girebilmesi 360 Milletvekilinin TBMM de kabul oyu vererek seçimin yenilenmesi kararı almasıyla mümkün olacaktır. TBMM de milletvekili dağılımına göre Cumhur ittifakı seçimin yenilenmesi için bağımsızlar dâhil gereken vekil sayısına ulaşamıyor ki burada işler biraz karışıyor. 360 vekil sayısına ancak DEM parti vekilleri katkı verirse ulaşılabiliyor.
Dem parti tercihini nasıl yapacağı konusunda net olarak renk vermiyor. Bilindiği gibi TBMM de oluşturulan Terörsüz Türkiye Çözüm Komisyonu Raporunu yazdı ancak gereken yasal değişiklikler için meclise henüz bir kanun teklifi gelmedi. Siyasi partilerin oy kaygısıyla önce karşı tarafın hamlesini beklediğini görüyorum. DEM parti tercih için bence çözüm komisyonu raporuna göre yapılacak kanun değişikliklerini bekliyor. Beklediği değişiklikler yapılırsa seçimlerin yenilenmesi kararı alınması için Cumhur ittifakına vekil desteği verecek diye düşünüyorum. Vekil dağılımına bakıldığında seçim tarihini belirleyecek, son kararı verecek olan Cumhur ittifakıdır. Çünkü DEM partinin beklediği kanun düzenlemeleri ancak Cumhur ittifakının istediği şekilde ve tarihte gerçekleşebilir. Muhalefetin, halkın çok beklediği seçimin yenilenmesi talebi ise Cumhur ittifakının kararını etkileyecek gibi gözükmüyor.
Cumhur ittifakı seçim yenilenmesi kararı alırken ekonomik krizden çok ağır şekilde etkilenen dar gelirler için mutlaka bir iyileştirme yapacaktır. Hazine bakanlığı böyle bir çalışmaya başladığı zaman seçim kararı alındığı, tarihin belli olduğu anlaşılmalıdır. Bütçeye gerekli kaynak bulunduğu zaman asgari ücret ve emekli maaşlarına beklentinin üzerinde zam yapılacağı herkesin tahmin edebileceği bir gerçektir. Çünkü seçmenler her zaman daldaki kuş yerine torbadaki kuşu tercih etmiştir. Kaşıkla verip kepçeyle alınacağı bilinmesine rağmen sağ partilerin uyguladığı bu seçim bonkörlüğü hep kazanmıştır.
Geçen haftaki yazımda CHP nin Cumhur ittifakını erken seçime zorlamak için düzenli yapılan mitinglerden tam olarak istenilen sonuç alınmadığı için uygulanan programda bir format değişikliğine gitmesini beklediğimi yazmıştım. ABB. Başkanı M.YAVAŞ ın çağrısı üzerine hafta sonunda gerçekleşen CHP li tüm belediye başkanlarının katıldığı toplantılar sonrası yapılan PM ve MYK da 4 Mayıs’tan itibaren adeta seçim kampanyası gibi bir çalışma başlatılması kararı alındığı açıklandı.
CHP genel Başkanı Ö.ÖZEL gazetelere verdiği mülakatta: Miting çalışmalarında da format değişikliğine gidileceğini açıkladı. “Bu güne kadar genel başkan düzeyinde yürütülen seçim kampanyasında değişiklik yaparak seçime giderken kampanyada sadece genel başkan değil partinin başta milletvekilleri, PM ve MYK üyeleriyle sahada olacağı bir süreç olacağını buna göre çok uzun süredir hazırlanan ve kapı siyaseti olarak adlandırılan programı hayata geçireceklerini” söyledi.
Şimdi bazı troller CHP düşmanı diye yine klavyelere sarılacaklar ama açıklanan programda gördüğüm eksiklikleri dile getirmezsem hem kendime, hem de okurlara haksızlık etmiş olacağım. Seçim çalışmalarında sandık görevlileri dâhil tüm örgütün görev almasının çok faydası olacağını görüyor ve destekliyorum. Bununla birlikte seçimde aday olmayı düşünenlere de bir çağrı yapılır, başvuruları şimdiden alınarak çalışmalara katılmaları sağlanırsa sonuç çok daha verimli olur. Şeffaf yürüyecek süreçte örgüt milletvekili adaylarını tanıyacağı gibi adaylar da örgütü tanıma imkânı bulur.
Böylece ön seçimde listelere; partiye yakışmayan, kişisel çıkarı için başka partilere transfer olarak selam duran adayların girme olasılığı ciddi boyutta önlenir. Daha önce de yazmıştım, tekrar etmek zorundayım. İlerleyen dönemlerde seçmenin güven kaybına engel olmak için partiye aday olarak başvuranlardan mutlaka mal beyanları alınmalı ve kendi rızaları ile örgütle paylaşılmalıdır. CHP listelerinde şeffaflık ilkesi gereği mal varlığını açıklayamayan adaylara yer verilmemelidir. Bu karar uygulanırsa aday belirlemede CHP nin temiz siyaset için gösterdiği özen, siyaset etiğine diğer partilerden farklı yaklaşımı seçmenin dikkatini ve ilgisini çekecek, güven sağlayacaktır.
Cumhur ittifakı seçim kazanmak için diğer partilere karşı kim bilir nasıl değişik taktikler geliştirerek uygulayacaktır bu güne kadar seçim kazanmak için akla gelebilecek bütün propaganda yöntemleri kullandığını, yine kullanacağını bilerek hazırlıklı olmak gerekir. 2023 seçimlerinde kimsenin aklına gelmeyen montaj videoların bile nasıl hazırlanarak kullanıldığının unutulmaması gerektiğine inanıyorum. Kimler, kimlerle berabermiş te milyonlarca seçmene nasıl anlatmışlar. Örgütle birlikte seçmenler bu konuda uyarılmalı, tespiti halinde vakit geçirilmeden hemen cevabı verilmelidir. Bilgi kirliliğine karşı mutlaka önlem alınmalı, karşı propaganda ile seçmen çok hızlı bir şekilde doğru bilgilendirilmelidir. Seçim programları seçmenlere anlatılırken uzmanların anlayacağı detay bilgileri içeren cümleler yerine, çok sade, slogan haline getirilmiş cümleler kullanılmalıdır.
Seçimin her şeyden önce bir yarış olduğu tüm örgüte anlatılmalıdır. Tahrik ve kışkırtma tuzaklarına düşülmemelidir. Karşıdakiler rakiptirler asla düşman olarak görülmemelidir. Halkın kararına ve tercihine herkesin saygılı olması gerektiği çok sık tekrar edilmelidir. Seçim iç cephede ayrışmaya sebep olmamalı tam tersi sonucunun Halkımız ve Vatanımız için hayırlı olması temennisinde bulunulmalıdır. Kimse unutmasın ki: Toplumlar layık olduğu yönetimlerce yönetilirler…




Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.
Facebook Yorum