LAİKLİK GELECEĞİN MESELESİ
Yontar, Türkiye’de laikliğin yalnızca hukuki bir ilke olmadığını, toplumsal barış ve ortak yaşam kültürünün temeli olduğunu belirtti. “Laiklik sadece devlet düzeniyle ilgili değildir. Asıl belirleyici alan eğitimdir. Eğitim, kamusal aklın ve geleceğin inşasının merkezidir. Tek bir inanç anlayışının dayatılması bilginin özgür üretimini engeller” ifadelerini kullandı.
EĞİTİMDE DAYATMA UYARISI
Okullarda dini içeriklerin öne çıkarılmasının ve eleştirel düşüncenin geri plana itilmesinin toplumsal sonuçları olacağını söyleyen Yontar, “Eğitim yoluyla vatandaş değil, tek tip inançlı birey yetiştirmeyi hedefleyen anlayış, Cumhuriyet’in temel felsefesiyle bağdaşmaz. Çocuklarımız bilimsel, özgür ve eleştirel düşünceyle yetişmelidir. İnanç bireyseldir; devletin görevi eşit ve tarafsız eğitim sunmaktır” dedi.
LAİKLİK MÜFREDATLA SINIRLI DEĞİLDİR
Yontar, laiklik tartışmasının sadece müfredat ya da okul uygulamaları üzerinden ele alınamayacağını belirterek, “Bu mesele zil sesi veya belirli uygulamalar üzerinden tartışılacak kadar dar değildir. Eğitimde laiklik, geleceğin kamusal aklını koruma meselesidir. Bilginin inançtan bağımsız ve bilimsel yöntemle üretilmesi anayasal bir sorumluluktur” ifadelerini kullandı.
TOPLUMSAL BİRLİK VE HUKUK VURGUSU
Açıklamasını tamamlayan Yontar, “Laiklik kimsenin inancına karşı değildir; tam tersine, herkesin inancını özgürce yaşayabilmesinin güvencesidir. Eğitim sistemi tüm yurttaşlara eşit mesafede olmalı; çocuklarımız ideolojik dayatmaların değil, bilimin ve aklın rehberliğinde yetişmelidir” dedi.






Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.