Memorial Bodrum Hastanesi Nöroloji Bölümü'nden Uz. Dr. Fatma Arıcak, kaliteli uykunun bağışıklık sisteminin güçlenmesi, gün içinde harcanan enerjinin yeniden kazanılması ve zihinsel fonksiyonların sağlıklı şekilde sürdürülebilmesi açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.
ODA SICAKLIĞI UYKU KALİTESİNİ DOĞRUDAN ETKİLİYOR
Uz. Dr. Arıcak, uykuya geçiş sırasında vücut çekirdek ısısının doğal olarak düşmesi gerektiğini belirterek, yüksek ortam sıcaklığının bu süreci bozduğunu ifade etti. Sıcak ortamın uykuya dalma süresini uzattığını, derin uyku ve REM evrelerini azalttığını kaydeden Arıcak, bunun ertesi gün dikkat eksikliği, hafıza sorunları, öğrenme güçlüğü ve ruh halinde olumsuz değişikliklere yol açabileceğini söyledi.
Serin, karanlık ve iyi havalandırılmış bir yatak odasının ise melatonin hormonunun salgılanmasını destekleyerek daha kaliteli bir uyku sağladığı belirtildi.
KALİTESİZ UYKU SAĞLIĞI TEHDİT EDİYOR
Yetersiz ve kalitesiz uykunun dikkat dağınıklığı, unutkanlık, konsantrasyon bozukluğu, sinirlilik ve gün boyu yorgunluk hissine neden olabileceğini ifade eden Arıcak, uzun vadede bağışıklık sisteminin zayıflaması ile tansiyon ve diyabet gibi kronik hastalıkların kontrolünü de zorlaştırabileceğine dikkat çekti.
SICAK HAVALARDA RAHAT UYUMAK İÇİN 8 ÖNERİ
Uzmanlar, yaz sıcaklarında daha kaliteli bir uyku için şu önerilerde bulunuyor:
- Uyku öncesinde ağır egzersiz yapmayın.
- Yatmadan önce ılık duş alın.
- Pamuklu ve terletmeyen pijamalar tercih edin.
- Hafif nevresim ve çarşaf kullanın.
- Yatak odasını serin, karanlık ve iyi havalandırılmış tutun.
- Akşam saatlerinde kafeinli içecek tüketimini sınırlandırın.
- Gün boyunca yeterli miktarda su tüketin.
- Düzenli uyku saatlerini korumaya özen gösterin.
UZUN SÜREN UYKU SORUNLARINDA UZMANA BAŞVURUN
Uyku düzensizliğinin haftalar boyunca devam etmesi, gündüz yaşam kalitesini belirgin şekilde etkilemesi ya da horlama, nefes durması ve aşırı gündüz uykululuğu gibi belirtilerle birlikte görülmesi halinde mutlaka bir uzmana başvurulması gerektiğini belirten Uz. Dr. Fatma Arıcak, bu tür durumlarda altta yatan nörolojik, psikiyatrik veya sistemik hastalıkların araştırılması gerektiğini söyledi.
Gerekli görülen durumlarda laboratuvar tetkikleri ve uyku testleri planlanabileceğini ifade eden Arıcak, uyku hijyeninin düzenlenmesi, yaşam tarzı değişiklikleri ve uygun tedavi yöntemleriyle uyku kalitesinin önemli ölçüde artırılabileceğini belirtti.
Uzmanlar, yeterli süre ve kaliteli uykunun hem fiziksel hem de zihinsel açıdan güne daha dinç başlamayı sağladığını, genel yaşam kalitesinin korunmasında da önemli rol oynadığını vurguluyor.





Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.