OPTİMED 2
Tekirdağ
03 Haziran, 2026, Çarşamba
  • DOLAR
    45.95
  • EURO
    53.46
  • ALTIN
    6592.5
  • BIST
    14.2
  • BTC
    67234.083$

ÇUVAL KİMİN BAŞINA GEÇİRİLDİ?

03 Haziran 2026, Çarşamba 15:07

 Yazıya başlarken öncelikle Halkımız unutamadığı, çok acı bir hatırası olan ”başımıza geçirilen çuval” olayı konusunda kısa bir hatırlatma yapmak istiyorum. ÇUVAL OLAYI: 4 Temmuz 2003 günü Irak ın Süleymaniye kentindeki karargâhta bir binbaşı komutasındaki 11 Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu, Türkmen mihmandarlarla birlikte Irak taki ABD işgal kuvvetlerinin askerleri ve yanlarında bulunan peşmergeler ile dost ziyaretine gelmiş numarasıyla kalleşçe bir tuzağa düşürüldü. Derdest edildiler. Başlarına çuval geçirerek sorguya çektiler. ABD nin bu kalleş tuzağı çuval olayı olarak hatırlanır.

  Yerel mahkemenin esastan ret ettiği davaya istinaf mahkemesi CHP nin 38. Olağan kurultayı için mutlak butlan (yok hükmünde) kararı verdi. Karara göre eski genel başkan, P.M, MYK ve yüksek disiplin kurulu üyelerinin tedbirli olarak göreve döndüler. Bu olayı Irak ta askerlerimizin başına geçirilen çuvalla özleştirirsek çuval CHP nin başına mı geçirilmiş oldu? Acaba öyle mi? Çuvalın kimin başına geçirildiği konusunda birlikte fikir jimnastiği yapalım mı? Hukukçu olmadığım için mahkeme kararı hakkında fazla yorum yapmam. Ancak medyadan takip edebildiğim kadarıyla; kararın yanlış olduğu konusunda pek çok uzman hukukçunun ve baronun görüş birliği içinde olduğu görüyorum.

   Benim bu konudaki eleştirim; toplumun büyük bir kesimini ilgilendiren ve etkileyen bir kararın temyiz süresinin 2-3 yılı bulacağından bahsediliyor ki, inanılır ve kabul edilebilir gibi değil. Araştırmalarda yargıya güvenin çok düşük çıkmasının en önemli sebebi bu değilse başka ne olabilir ki? Paket, paket yargı reformları yapılıyor, toplumun büyük çoğunluğunu hatta tümünü etkileyen böyle bir karar için 2-3 yıl beklenmesi kabul edilebilir mi? Geciken adalet; Adalet olur mu? Üstelik yine uzman hukukçu ve barolara göre büyük ihtimal Yargıtay bu kararı bozacaktır. Sonra ne olacak yeniden yargılama, kim bilir o kaç yıl sürer. Çıkartılan bu kadar pakette böyle bir durum için önlem kimsenin aklına gelmemiş olabilir mi? Gelmişse neden önlem alınmamış? Bakın, Halk bu güne kadar görmediği, yaşamadığı bir fakirlik içinde kıvranıyor. Kuru soğana muhtaç olmuş bir halde. Umudunu yapılacak erken seçimle değişecek iktidara bağlamış durumda. Halkın elinden umudu almak hangi vicdana sığar. Ben çuvalın CHP ye değil, aslında çaresizlik içinde kıvranan Halkın başına geçirildiğine inanıyorum.

   Televizyonda haberleri seyrederken insan doğal olarak geriliyor. Bu sırada bir Siyasi Parti Sözcüsü  “bu CHP nin parti içi kavgasıdır” demez mi? Acı acı güldüm. Yapmayın, bu haberi dediğiniz gibi yorumlayan başka izleyiciler de vardır. Ama başta emekliler olmak üzere kuru soğana muhtaç olan asgari ücretli ve işsizler bayramda aldığı ikramiye hiçbir derdine çare olmadığı için akşam eve nasıl gideceğini, ne götüreceğini, eşine ne cevap vereceğini düşünüyor. Bu söylediklerimin size bir şey ifade etmediğini çok iyi biliyorum. Çünkü siz bunlardan çok uzakta yaşıyorsunuz, görmüyor, görmek istemiyorsunuz. Aslında sizde çok iyi biliyorsunuz, hükümetiniz faiz ödemesinden başka bir şey yapmıyor. Vakit kazanmak için top gezdiriyor, topu taca atıyor. Olmadı, yapamadık deyip erken seçimde sandığı seçmenlerin önüne koysanız çözüm için en iyi işi yapmış olursunuz.  Seçmen kimin yapacağına inanırsa onu seçer, o da yapamazsa bir seçim sonra başkasını seçer. Kim bilir, belki yine sizi seçer. Bütün demokratik ülkelerde çözüm hep böyle olmuştur, yine böyle olacaktır. Korkmayın..

     Sn. K.KILIÇDAROĞLU: Yazdıklarım size ulaşır mı bilemem. Ancak yapmayın, daha fazla uzatmayın. Girdiğiniz yol bir çıkmaz sokak. Allah geçinden versin herkes gibi gözünüzü kapayacaksınız, siz bir şey duymayacak, görmeyeceksiniz ama arkanızda kalacak evlatlarınızı, torunlarınızı düşünün. Koca bir Halkın umutlarını yok ediyorsunuz. Onlar bu Halka yaptığınız kötülüğün hesabını nasıl verir? O Halk ki; 2023 te sizin seçilmeniz oy verdi, gücü olan kampanyanıza maddi katkı bile yaptı. Ne için, CHP ne ve adayına güvendikleri için, sıkıntılarına çare bulacağınıza inandıkları, hizmet almayı umut ettikleri için. CHP karşı başlattığınız manasız kavga yakışıyor mu? İlan ettiğiniz bayram programında yapacağınız konuşmayı merakla bekledim, boşuna beklemişim. O meşhur dört bin sayfalık iddianame gibi, belge yok tanık yok, etkin pişmanlık yalanlarının tekrarı. Bu etkin pişmanlık yalanlarıyla CHP de tertemiz bir başlangıç yapamazsınız. Gözünüz intikam hırsıyla o kadar kararmış ki masumiyet karinesini bile unutarak doğru dürüst ifade vermemiş insanları bile suçlu ilan ediyorsunuz. Olmaz CHP de genel başkanlık yapmış bir insan kurultay kaybetti diye parti üyelerine bu kadar düşmanca davranamaz.

   Yaptığı konuşmada K.KILIÇDAROĞLU nun özür cümleleri bence çok gereksizdi. Başlattığı kavgaya bir örtü yaratmak için özellikle kurgulanmış bir bölümdü. Hiç gerek yoktu. Kendisinden beklenen sadece delegenin verdiği karar saygı göstermesiydi, yapamadı, kibri engel oldu. Çünkü delege kurultayda özür dilediği konularda ikna olmamış, kendisine bir daha yetki vermemiş, genel başkan değişliğine gitmişti. Saygı duymak gerekirdi. Kurultayın üzerinden üç kurultay daha geçmesine rağmen yönetime herhangi bir eleştirisi ve adaylığı da söz konusu olmamıştır. Halkın vicdanında kabul edilmeyen bir mahkeme kararına dayanarak CHP genel merkezini pavyon fedaisi tiplere bastırmak, cam çerçevelerin kırılmasına ses çıkartmamak, üyelerin gazlanmasını, tomalar dan sıkılan suyla ıslatılmasını, itilip kakılmasını, seyretmek intikam değilse nedir? Olur mu böyle, olur mu? Kardeş kardeşe vurur mu?

    Konuşmasının bir yerinde hesap sormaya geleceğinden bahsetti. İyi güzelde kendisi seçim kampanyasına gelen bağışların hesabını son kuruşuna kadar verecek ti? Verdi mi? Milletvekili olarak seçim döneminde peşin aldığı üç aylık maaşın çalışmadığı iki aylık kısmını iade etti mi? Ben böyle bir açıklama veya beyan görmedim gören varsa gazeteye ulaştırsın okurlarla paylaşalım. Önce söz verdiği hesabı versin sonra CHP ye hesap sormaya gitsin. Kundaktaki torunun sigortalı olmasını etik değil diye kabul etti, çalışmadan aldığı iki aylık maaşı konusunda da etik değil ama yasal boşluk var mı diyor?

    K.KILIÇDAROĞLU seçim kaybettikten sonra iyi niyetli olsa kabuğuna çekilmeyecek, yönetimin beğenmediği uygulamalarını için eleştirilerini yöneticilerin yüzlerine, ulaşamazsa medya aracılığı ile dile getirecekti. Sorumlu bir CHP li olmak onu gerektirir. Öyle pusuya yatarak yanlışları siyasi geleceği için biriktirip uygun gördüğü zamanda kusmak asla kabul edilemez. Gerçek CHP li parti yöneticilerinin hatalarını kendilerine ulaştırarak düzeltilmesini ister, hatta önerilerde bulunur. Ben belediyelerin icraatlarından memnun olmadığım zaman faaliyetlerle ilgili soru soruyorum, eleştiriyorum. Kimseyi yalan, düzmece etkin pişmanlık ifadeleri üzerinden suçlamıyorum. Beni CHP düşmanlığı ile suçlayan troller CHP düşmanı kimmiş, nasıl olurmuş? Görmüşlerdir herhalde.

  SON SÖZ: Bölgemizde yaşanan gelişmeler Ülkemizin ve Halkımızın çok ama çok ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu unutturmuyor. Emperyalistlerin Vatanımız ve bölge üzerindeki oyunlarını bozmak için arada bir iç cephede birlik çağrıları yapılsa da sonuç alınamadı, alınamıyor. Ne yazık ki İç cephede birlik yazık sağlanamıyor. Hiçbir hukukçunun doğru olabileceğini bile düşünemediği “mutlak butlan” kararıyla eski yönetimin CHP ye çökmesi iç cephede birlik sağlanmasına bir faydası olur mu? Üstelik çok yakın bir zamanda gündeme gelmesi beklenen 1-anayasa değişikliği 2-çözüm sürecinde CHP nin katkısı olmadan sonuç alınabilir mi? SONUÇ: Henüz net olarak görülmese de yazık ki “ÇUVAL YİNE HALKIN BAŞINA GEÇİRİLMİŞTİR”

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Facebook Yorum