Reklamı Geç
YAZICIOĞLU İNŞAAT
Şennur GÜÇBİLMEZ

Şennur GÜÇBİLMEZ

Mail: [email protected]

MUTLULUK

Tavan arasında hala saklanan eşyaların naftalin kokusudur bazen…
Ve kim bilir 
Hangi zamandan gizlice çaldığımız 
Bir gülümseme…
Ya da birkaç kare resimde dondurulmuş anı yağmurudur…
Belki de içimizde hiç büyütemediğimiz küçük bir çocuk mutluluk…
*
Bazen kötü biri için birçok “iyi”den vazgeçersin 
Bazen kötü sandığın sana birçok şey öğretir de sen bunu çözemezsin…
Bazen ödül sandığın şey cezadır ama bunu o an da göremezsin.
Bazen de ceza içinde ödül vardır ki yaşamadan bilemezsin…
Bazen bir kelebeğin güzelliğine kapılır peşinden gitmek istersin ama 
Üç günlük ömrü için değer mi onu hesap edemezsin.
Bazen kendini kafeste bir kuş gibi hisseder uzaklara uçmak istersin 
Bazen uzaklar seni korkutur olduğun yere yığılıverirsin.
Bazen yalnız kalmaktan korkarsın eşi, dostu yanına toplarsın.
Bazen de çalan telefonları, vurulan kapıları duymazlıktan gelir keyifle kahveni yudumlarsın…
Bazen kendini hiçbir yere ait hissetmezsin.
Hiç bir şehre,
Hiç bir eve,
Hiç bir gönüle,
Bazen sadece gitmek istersin ama işte o var ya “ama” işte…
*
Çocuklarınıza;
Öğretmeni zaten öğretiyor Matematiği
Siz; etrafına gereksiz kalabalıklar toplamamayı 
Hayatından çıkarması gereken insanları iyi belirlemesini
Bir parça ekmeği bile bölüşmenin asaletini öğretin!
Çocuklarınıza;
Öğretmeni zaten öğretiyor Hayat Bilgisini
Siz; hayata karşı dik durabilmesini 
Sorunlar karşısında sızlanmadan çözüm üretebilmeyi
Yaşamdan zevk alayı öğretin!
Çocuklarınıza;
Öğretmeni zaten öğretiyor Dil Bilgisini
Siz; halden anlayan insanlar olabilmeyi
İnsanı kalbine giden gizli ve güzel cümleleri
Bir gönlü hoş edebilmenin eşsiz mutluluğunu öğretin!
Çocuklarınıza;
Öğretmenleri zaten öğretiyor Müziği, Resmi
Siz ise; müzik olmadan da ruhunu dans ettirebilmeyi 
Bir kuş sesinin, ırmak kenarındaki akan su sesinin insanı rahatlatan gücünü
Kısacası;
Hayat denen bu tabloya mutluluğun resmini çizebilmeyi öğretin!
*
Hayatın neler getireceği hiç belli olmaz…
Neleri götüreceği de…
Kıymet bilin;
Nefesinizin, 
Elinizdekilerin,
Sevdiklerinizin, 
*
Özgüvenle pişkinliğin arasındaki farkı bilenlere,
Başkalarının özel hayatıyla ilgilenmeyenlere,
Karşısındakini cevap verme niyetiyle değil anlama niyeti ile dinleyenlere 
“hata yaptım, özür dilerim” diyebilme büyüklüğün gösterenlere
Her konuda uzman olmayıp “bilmiyorum” diyebilenlere 
Kurnazlığı zeka zannetmeyenlere 
Başkalarının başarılarını takdir edebilenlere 
Sürekli kendisinden bahsetmeyenlere 
Verdiği sözü tutan, yemin etmeye gerek duymayan insanlara
Sadeliği hayat tarzı olarak seçenlere 
Kaybetme pahasına dürüstlükten vazgeçmeyenlere 
Her koşulda duruşunu koruyabilenlere 
Yaptığı iyilikleri kimseyle paylaşmayanlara
Bağırmadan alçak sesle ve gülümseyerek konuşanlara 
Başkaları adına utanan yüzü kızaran insanlara 
Sıradan insan muamelesi yapmayın!
Yaşadığımız çağa ayak uydurmayan insanları sevin!
Nesilleri tükeniyor çünkü…
*
De ki hazirandı…
İliklerime kadar ıslanmıştım
Yağmur terk etmemişti daha baharı
De ki hazirandı…
Bir serçe tıklatmıştı bir sabah penceremi
Uyandırır gibi güzel günlere
Kanat çırpmıştı umuda 
De ki hazirandı…
Yılın ortasına varmışız da haberimiz yokmuş gibi
Sevmişiz ama vazgeçmemişiz gibi
De ki hazirandı…
Selam ve dua ile

Facebook Yorum

Yorum Yazın