PETUNYA
BAŞAKŞEHİR SAĞ REKLAM
Şennur GÜÇBİLMEZ

Şennur GÜÇBİLMEZ

Mail: sennurgucbilmez2@gmail.com

UNUTKANIZ

İnsanoğlu unutkandır…

“Sen benim kimseye güvenmeme sebebimsin”…..

“Sen bana daha ne yapabilirsin” diyor şair

Aynı hatayı defalarca yapar; çünkü hatalarından ders almayı unutur.

Verdiği sözleri unutur; çünkü bir zamanlar söz verirken ne hissettiğini unutur.

Minnet duymaz: çünkü nerden geldiğini unutur.

Endişelenir çünkü; geleceği kontrol edemeyeceğini unutur.

Pişmanlık ve suçluluk duygusu ile yaşar; çünkü geçmişi değiştiremeyeceğini unutur

Planlar yapar çünkü; en güzel şeylerin biz onları beklemezken geldiğini unutur.

Başkalarını kötüler çünkü; kendini yüceltmenin yolunun başkalarını eleştirmekle değil, kendini geliştirmekle olduğunu unutur.

Somurtur çünkü; gülümsemenin her kapıyı açan, bulaşıcı bir iyilik olduğunu unutur.

Zamanını boş yere harcar çünkü; bu değerli hayatın aslında kısacık olduğunu unutur .
Böbürlenir çünkü; her şeyin geçici olduğunu unutur.

Dinlemeyi unutur çünkü; gerçeği duyabilmesi için susaması gerektiğini unutur.

Bazen de unutmak istediği için unutur.

Ve en önemlisi hep birilerini suçlar; çünkü aynaya bakmayı unutur…

Yani….

Kısacası insan unutur….

“iyi ki varsın” demenin borç para vermek olmadığını ,

“lütfen” demenin utanılacak bir şey olamadığını

“özür dilerim” demenin küçültücü olmadığını

Paylaşmanın kendini azaltmak olmadığını

Yüz yüze konuşmanın arkadan konuşmaktan daha etkili olduğunu

Küçücük bir gülümsemenin tüm kapıları açacağını

Hiç “Unutmayalım” lütfen!!!

….

Tecrübe kazandıkça insanın değer yargıları da değişiyor

Zaman paradan daha değerli oluyor mesela

Birlikte güldüklerin değil de beraber ağladıkların daha özel oluyor

Üç kuruşun hesabını yapanları da görüyorsun

Üç kuruşla seni mutlu etmeye çalışanları da

Ölümden kaçılmadığını da yaşamanın güzelliğini de

Sonra bir kahvenin kırk yıl hatırı kalmadığını da anlıyorsun

Kendi hatalarını da görüyorsun zaman zaman ve büyüyorsun

Hiç büyümeyen insanlara da gülüyorsun acıyla karışık …

Daha duygusal, daha hisli oluyorsun.

Yaşlılığı da bekliyorsun, çocukluğunu da özlüyorsun

Tecrübe kazandıkça değişiyorsun kısacası

Ağaçken kağıt, kağıtken kitap oluyorsun .

…….

Evinize misafir çağırın

Sizde misafirliğe gidin

Sevin sevilin şu ahir yalan ömürde

Nasıl olsa dünya bir gün bize hadi “haydi dışarı” diyecek …

O yüzden ertelemeyin sevdiklerinizi

Daha çok görüşün

Daha çok sevgi sözcükleri konuşun ve yazın

Sevdiniz mi de ne olursa olsun dimdik durun sevginizin ardında

Korkup kaçmayın sahip çıkın her şeye rağmen

Bırakın milyonluk 120 ay vadeli evlerinizin yalancı konfor saunan yalnızlıklarını

Ailece yaşayın dip dibe..

Ananeyi, dedeyi, torunları, yeğenleri bir araya getirin

Yeni nesli çok fazla özgür bırakmayın derim

Bir yerlere giderken zorlayın onları da götürün.

Anane, babanne, dede ziyaretlerini bol bol yapın. Yeni nesille

“neymiş?” dersi varmış

Anne eve misafir almıyor. TEOG,YGS’ye hazırlanıyor diye

Soyutluyor çocuğu toplumdan

Odalara da internete, yalnızlığa, depresyona mahkum edersiniz …

Minnacık  çocuğa sussun diye telefon, tablet vermeyin

Gelecek 10 yılda kanser hastalığı yüzde altmış artacakmış

Duayı öğretin!!!

Konuşun bol bol birbirinizle

Kuşak kavgaları yapın hatta

Trip atın, çözüm yolları için konuşun

Hayat tam da bu işte!!!

Hayat apartman katlarında sıkışık kalmak yaşıyor sanmak değildir inanın…

…..

Karne aldık..

Tatil başladı.

Sosyal medya karnelerle doldu taştı adeta

Şimdilerde öğretmen olan bir arkadaşımın yazısı beni çok etkiledi

“hiç unutmam diyor

Beş zayıfla eve geldiğim bir karne dönemi, babam karneme baktıktan sonra “ben oğluma güveniyorum

Benim oğlum bundan fazlası” dedikten sonra ben hep takdir getirdim ve şimdilerde işini seven bir öğretmenim

Kısacası karne iyi de olabilir, kötü de

Mühim olan hayatta nasıl durduğun

Ne kadar mutlu olduğun,

Mutlu ettiğin, ne ürettiğin, ne kadar çocuk olduğun ve ne kadar çocuk kaldığın önemli olan

İyi tatiller diliyoruz bizde tüm öğrenci ve öğretmenlerimize

Selam ve dua ile Çerkezköy

Yorum Yazın