Reklamı Geç
çetintaş ticaret
Tekirdağ
23 Haziran, 2024, Pazar
  • DOLAR
    31.98
  • EURO
    34.67
  • ALTIN
    2225.8
  • BIST
    9111.5
  • BTC
    65855.908$

ZEVZEK (*)

10 Haziran 2024, Pazartesi 13:01

Siyasetçilerimizin hemen tümü eleştiriye açık olduğunu beyan etse de yazık ki kimden gelirse gelsin yapılan eleştirileri objektif olarak değerlendirip kabul etmiyor, edemiyorlar. Kibirlerinden olsa gerek: Kendilerini bulunmaz Hint kumaşı olarak görmekten vazgeçemiyorlar. Bu yazımda desteklediği partiye yönelik eleştirilerimi beğenmeyen ve beni CHP düşmanlığı yapmakla suçlayan zevzeklere cevap olması için konu hakkında görüş ve düşüncelerimi aktaracağım.

***

Öncelikle eleştiri; dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir konuda, düşmanlık olarak nitelendirilmez. Tam tersi eleştirilerin objektif olarak değerlendirmesi sonucu, onlardan en çok faydayı büyük ihtimal yine eleştirilen sağlayacaktır. Katılımcı demokrasilerde bir konu üzerinde ne kadar çok görüş ortaya atılarak tartışılırsa, toplum için en doğru kararı alma olasılığı yükselir. Çok sesliliğin doğal sonucudur. Tek sesliliğin hakim olduğu toplumlarda ise eleştiriye tahammül olmadığı için tek kişinin aldığı karar doğru kabul edilir ve toplum çoğunluğu için doğru karar olma şansı çok az olur.

***

Katılımcı demokrasilerin olmazsa olmazı eleştiri ve tartışmadır. Tartışma derken elbette toplumun bir kesimine hakim olan, kaba kuvvetle yapılan tekme tokat, yumruk, hatta silahlı kavgayı tarif etmiyorum. Tartışma fikir tartışmasıdır, konu üzerinde ortaya atılan tez ve antitezler iyi analiz edildiği takdirde toplum için en doğru karar, kaba kuvvete başvurmadan ikna yoluyla da alınabilir, alınmalıdır. Çünkü, aynı topraklarda yaşayan insanlar için doğru karar alınması halinde bundan herkes faydalanacaktır. Veya; yanlış bir kararın bedelini de yine herkes ödeyecektir.

***

Ben sol ideolojiyi savunan, ülkemizin ve halkımızın geleceğinin ancak bir sol iktidar döneminde düzeleceğine inanmış, o yolda çalışmış, emekli bir yurttaşım. Olmadı başaramadık, halk uyanmadı, haramiler kazandı. Dilerim gelen kuşaklar başarır. Bunun için tecrübelerimi aktarmak amacıyla bulabildiğim imkanlar dahilinde halkı uyandırmak için eleştiriyor, yazıyor, konuşuyorum. Beni CHP düşmanlığı ile suçlayan zevzekler partideki yanlış uygulamaları gördüğü halde kişisel çıkar beklentisi nedeniyle susuyorlarsa işte asıl CHP düşmanı bu zevzeklerdir. Parti politikalarındaki eksikliklerin giderilmesi, yanlışların düzeltilmesi, partinin büyümesi ve başarılı seçim sonuçları alarak halka tekrar umut olabilmesi için yanlışları eleştirdim, eleştiriyorum, eleştireceğim. 

***

CHP’den kendi adıma kişisel bir beklentim yok, olmaz da. Öyle olsaydı pek çoğunun yaptığı gibi parti yöneticilerine yaranmak için övgüler düzerdim. Ben toplumsal beklentinin gerçekleşmesi için övgü yerine daha zor olan eleştiriyi tercih ediyorum. Eleştirilerim yapıcıdır. CHP de yakın bir süreçte sosyal demokrat ideolojiyi iktidara taşıyabilecek, halkımıza nefes aldırabilecek umut olma potansiyelini gördüğüm için; ayakları yere sağlam basan muhalefet oluşmasına yönelik eksiklikleri, yanlışları yazmaya çalışıyorum. Yazılarımda yalan, iftira gibi bir yaklaşım asla yoktur. Tam tersi parti yönetimin yanlış uygulamalarının düzeltilmesi için kırmadan dökmeden eleştiriyorum.

***

Bu konuda sadece gerçekler üzerinden detaylı ve ısrarlı eleştiriler yapıyorum. Gerçekleri açık ve net bir şekilde yansıtarak zor olduğunu bilmeme rağmen kendi çapımda sorunların çözümüne katkı vermeye çalışıyorum. Okurlar biliyor, önerilerimin çoğunda yaşadığım siyasi ve belediye tecrübesini kullanırım. Unutulmasın ki: Memleketim ve Milletim yararına görerek ortaya attığım fikirler için karşılıksız zaman, çaba, emek ve mesai harcıyorum. Olası açıkları çok ama çok önce görmüş ve çözümler üzerine kafa yormuş, zaman harcamış biri olarak görüş ve düşüncelerimi halkla paylaşmaya devam ediyorum. Bazı durumda; eleştiriyi sağlam temellere oturtmak için soru sormayı tercih ediyorum. Sorulara genel olarak cevap alamasam da; gereksiz polemiklerle vakit kaybetmek yerine, anlamlı bir iletişim temellerini atmak için sordum, soruyorum, ısrarla soracağım.       

***

Mesela Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Hanım; Seçim öncesi peşin aldığı üç aylık vekil ödeneği ve yolluğunun çalışmadığı iki aylık kısmını; neden iade etmedi? Neden Tekirdağ CHP seçmeninin gururla anlatacağı bir hikayenin önünü açmadı. Üstelik yarım yamalak açıkladığı mal varlığından o ödeneğe hiç ihtiyacı olmadığı da görülüyor. Ozanın dediği gibi “yiğit kuru soğana muhtaç” haldeyken çalışmadan aldığı iki ödenek ve yolluğu iade etmemekte ısrar ettiğine göre cevabı zor olmasa gerek! Neden iade etmiyor? Duyulmadı! Neden?  Son sözüm sizedir, zevzekler; CHP düşmanıymış! ne düşünürseniz, nasıl düşünürseniz umurumda değil! Sadece bunu bilin yeter...                                                                                                  *TDK’na göre zevzek kelime anlamı: çok boş konuşan, geveze anlamı taşıyor.                                                                             

 

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Facebook Yorum