ERZURUM CAĞ KEBAB
ÖZCAN KARDEŞLER
  • 01 Mart 2019, Cuma 11:34
FıratYAKUT

Fırat YAKUT

MÜCADELE

Gerçekleşebilecek hayaller kurmanın yanında, uğruna zamanın, sarf edilen çabanın heba olmadığı, geriye dönüp bakıldığında pişman olmayacak mücadeleler içine girilmesi gerekmez mi?

Bir insandaki mücadeleci ruhun, doğru tarafa, doğru işe veya doğru kişiye yansıtılmaması, ne kadar mücadele edilirse edilsin; ‘elde var sıfır’ sonucunu elde etmesine neden olur.

Bu duruma hangi yönden, hangi gözden bakarsanız bakın; sonuç değişmez.

***

Ve bu ‘mücadeleci’ durum; hayatın her alanında karşımıza çıkar. Enerjinin, girişimcilik ruhunun, üretme isteğinin, öğrenme hevesinin doğru kullanmanın yanı sıra yanlış kullanımı, hedefin şaşmasına, şaşılan hedefin de istenmeyen ve pek de planda olmayan mutsuzluğa gebe sonuçlara götürür.

Sonuç ne olursa olsun, içinde bulunulan durumun fırsata dönüştürülmesi, kurak ve çorak bir arazinin içinde su bulmaya benzer. Suyun bulunması da an meselesidir. Kurak ve çorak arazinin içinde bulunan su yine de hayattı yeşillendiremiyorsa, daha da yaşanılır bir hale sokmuyorsa ortada net bir bilinçsizlik, fırsatı değerlendirememe, kabiliyetsizlik, yeteneksizlik ve umursamazlık olduğu apaçık ortadadır.

***

Hayatınıza renk getirebilecek, neşeli, bilgili, donanımlı bir insanın hayatınıza girmesinin ardından; hayatınızın yine aynı kuraklık ve çoraklıkla devam etmesi gibi…

Veya fırsatlar çağında yaşanmasına rağmen, hiçbir fırsatın, fırsat olduğunu fark etmeme durumu…

Ya da ne için mücadele ettiğini bilmeden yaşamak gibidir, kurak ve çorak bir arazide yaşamak. ‘Nereden başladım, nereye gidiyorum’ sorusunu sormamaktır bu bilinçsizce yaşayış.

***

En iyinin peşinde koşarken, en kötü sonuca ulaşmak bile iyiye giden yolda en iyi adımdır. Bunun için en iyiyi elde etmek meşakkatli bir süreç ister.

Özellikle yoksul veya orta sınıf (Bu da toplumun büyük kısmı demek) insanlarına hiçbir fırsat önlerine “gel bu fırsat senindir, istediğin gibi kullanabilirsin” denilmez, denilmez de. Böylece oturup, armudun ağza düşmesini beklemek, hayali, gerçek dışı bir tutulmadan başka bir şey olamaz. Sizin büyük mücadelenizden sonra çocuğunuzun ağzına armudun düşmesi ve diğer taraftaki çocuğun-çocukların büyük mücadeleye girişmesi, hayatın eşitsizliğini ve adaletsizliğini, herkese canlı olarak göstermeye yetiyor.  

Bunun için mücadele etmeden, bir sonuca varılmaz. Siz mücadele etmeden, kimse sizin kara kaşınıza, kara gözünüze bakıp yardım etmez, fırsat sunmaz.

***

Hatta o kadar anlaşılmaz bir toplumda yaşıyoruz ki, sizin mücadeleniz başka insanların gözüne bile batabilir. Hangi işte veya sektörde çalışırsanız çalışın, o işin kaymağını yiyen kurtçuklar, sizin onun işine engel olabileceğini, kurtçuk tahtını sarsabileceğini sanır, korkar ve hazmedemez ve türlü türlü kurnazlık ve hilelerle engel olmaya çalışır.

***

İyi niyetten bahseden çoktur ama iyi niyetli bulmanız pek zordur. Dillerden dökülen hep iyiliktir ama eylemler hep kötülükten yanadır. Ve bu bir çelişkidir.

Dünyanın iyiler için iyi bir yer olduğunu söylemek zordur, kötülerin-kötülüğün cirit attığı dünyada iyiliğin-iyi olmanın, erdemli ve etik olmanın imkansız oluşu girişimcilik ruhunu zedeleyen en önemli faktördür.

***

Ve en sonuna yapılan tüm işlerin ve eylemlerin sosyal medyaya dökülmesi, yapılan tüm iş ve eylemlerin ‘el alem’ görsün sonucuna vardığını göstermeye yetiyor.

***

Anlayacağınız, ‘hep ben, hep ben kazanayım, daha çok kazanayım’ diyenler ile ‘birazcık ta ben kazanayım, ne olacak’ diyenlerin mücadelesi bu.

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık