BAŞAKŞEHİR KOLEJİ SOL SÜTUN
BAŞAKŞEHİR SAĞ SÜTUN
  • 26 Kasım 2018, Pazartesi 9:21
FıratYAKUT

Fırat YAKUT

TEPKİSİZLİĞİN İFŞASI

Geçtiğimiz günlerde Kapaklı ilçesine bağlı Karaağaç Mahallesi’nde bulunan 171 yıllık tarihi caminin içler acısı halini aktarmıştık.

Fakat, “Ecdat Yadigârı Tarihi Cami Âlemcilerin Mekanı Oldu “ başlıklı haber pek değerli yönetici veya yetkili kurumların dikkatini çekmedi ki, hiçbir canlılık belirtisi vermediler. Çünkü bir konuya duyarlı olmak, verilen tepkiyle doğru orantılıdır. Tepki verilmemişse, çok da önemsenmediği, konuşmaya veya tartışmaya değer görülmediği içindir.

Böyle bir haberden sonra bu konuyla ilgili olan kurumların veya şahısların en azından ortaya çıkıp bilgi verebilirlerdi. Ama gerek görülmediği için ses seda çıkmadı.

***

Şimdiden belirteyim, ben ‘fikr-i takip’e çok önem veririm. Önemsediğim konuları mutlaka takip eder, ne durumda olduğunu, hangi gelişmeler yaşandığına mutlaka bakarım. Hiçbir sonuca ulaşmasam dahi, bu ‘fikr-i takip’im sürer.

***

Haberimizin konusu, Karaağaç’ta bulunan 1847 yılında yapıldığı belirtilen harabe halindeki cami. Caminin içinde alkol şişeleri, çöpler, uzamış ağaç dalları… Caminin dış duvarlarında yazılmış yazılar…

Mimari olarak muhteşem bir görüntüsü var. Günümüzün beton kafalıların, estetik ruhtan yoksun kişilerin anlayamayacağı, kavrayamayacağı, idrak edemeyeceği bir eser. Ama gelin görün ki, tarihi cami kaderine terk edilmiş.

Kaderine terk edilse yine iyi; ya içki şişeleri ve çöpler…

***

Olayı daha iyi kavrayabilmeniz için…

Bahse konu olan yer öncelikle bir cami. Yani ibadet yeri. Müslümanların, “Allah’ın evi” dediği bir yer.

İbadet yeri olsun veya olmasın; 171 yıllık, yani yazıyla ‘yüz yetmiş bir’ yıllık tarihi bir yapı göz göre göre eriyor, yok olmaya mahkum ediliyor, alemcilerin mekanı oluyor…

Bizim köyde tarihi olmasa da eski köy mescidinin bulunduğu alan bugün hala korunuyor. Düşünsenize mescit tarihi değil, sadece temeli görünür halde ama saygısızlık olmasın diye etrafı küçük bir duvarla örülerek korunuyor.

Fakat burada 171 yıldır ayakta durmayı başaran tarihi bir cami var ama binlerce insan ve yüzlerce yöneten bu camiyi koruyamıyor.

Bu aslında bir ahlaksal, vicdansal, estetiksel ve eğitimsel bir yozlaşmadır. Cebinizde ne kadar para olursa olsun veya hangi makama gelirseniz gelin ama 30 hanelik bir köyde yaşayan insanlar kadar ahlak, vicdan, estetik ve eğitim sahibi olamıyorsanız büyük bir yozlaşma içindesiniz demektir…

Çünkü biat ettiğiniz bahaneleriniz, bidat ettiğiniz bir hayatınız var.

Paranız varsa zamanınız yoktur.

Paranız yoksa tepki göstermeye gücünüz yoktur.

Yetkili kişiyseniz de sizden daha yetkili kişiler vardır… 

***

Bunun için olayı biraz şahsileştirelim. Şahsileştirelim ki, kimlerin bu konuyu üstleneceği belli olsun.

Karaağaç’taki tarihi cami kimleri ilgilendiriyor:

Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Genel Müdür Dr. Adnan Ertem ve genel müdürlüğe bağlı olan Vakıflar Edirne Bölge Müdürlüğü ve Müdürü Osman Güneren…

Tekirdağ Valisi Aziz Yıldırım ve Tekirdağ Valiliği’ne bağlı Tekirdağ Kültür Turizm İl Müdürlüğü ve Müdürü Hakan Cümertler…

Ve büyükşehir statüsü nedeniyle Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ve Başkanı Kadir Albayrak…

Ve ilçe sınırları içinde bulunduğu için Kapaklı Kaymakamlığı ve Kaymakam Mustafa Ünlüsoy…

Ve o ilçenin belediyesi olan Kapaklı Belediyesi ve Başkanı İrfan Mandalı…

Ve o caminin bulunduğu mahalle olan Karaağaç Mahallesi sakinleri ve muhtarı Özgür Cengiz…

Ve herkes…

 

 

 

 

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık