BAŞAKŞEHİR KOLEJİ SOL SÜTUN
BAŞAKŞEHİR SAĞ SÜTUN
  • 21 Aralık 2018, Cuma 10:58
FıratYAKUT

Fırat YAKUT

VAHAP AKAY-TOMMY SHELBY VE OSMANLI CAMİİ

Amaçsız bir insanın varacağı bir nokta nasıl yoksa amaçsız yazılan yazıların da varacağı bir limanı yoktur.

Bunun için yola çıkmadan önce veya yazmaya başlamadan önce varılmak istenen hedefin belirlenmesi gerekiyor.

***

Geçtiğimiz günlerde Çerkezköy’ün en önemli ve merkez camisi olan Osmanlı Camii’nin ışıksız-dışarıdan ışıklandırılmamış halini gündeme getirdik.

Ayrıca caminin hemen önünde bulunan Saat Kulesi’nin yine ışıksız ve kırık olduğunu yazdık.

***

Şöyle sorabilirsiniz:

Bu haberdeki amacınız, varmak istediğiniz nokta neydi?

Birilerini karalamak mı?

Ne münasebet!

***

Gayet iyi bir niyetle yazılan haberin tek amacı, Çerkezköy’ün en önemli yapılarından biri olan Osmanlı Camii’nin akşam saatlerinden itibaren de güzel gözükmesi, Çerkezköy’ün estetiğine katkı sağlamasıdır.

Bütün cadde ve sokaklar ve hatta parklar gece saatlerinde ışıl ışıl parlarken, Çerkezköy’ün tam merkezinde bulunan Osmanlı Camii’nin karanlığa gömülmesi bana biraz abes geliyor.

***

Daha öncede belirttiğim gibi Çerkezköy’ün herhangi bir simgesi yok. Simge dediğimiz kavram, bir şehir veya kentle özdeşleşmiş herhangi bir olgudur.

Evet, sanayi Çerkezköy’le özdeşleşmiştir ama bir yapı olarak, yani somut bir şey olarak hiçbir şey yok.

Mesela leblebi deyince aklınıza hemen bir şehir geliyor.

Peri bacaları deyince de…

Cağ kebap, Oltu taşı tespih, kayak deyince de…

Çay deyince de…

Truva atı deyince de…

Kömür deyince de…

Yani her şehrin, her ilçenin kendine özgü elle tutulur bir simgesi var. Bu şehirlerle özdeşleşmiş olgular da bir şeklide elle tutulur, gözle görülür hale getirilmiştir.

***

Aslında benim tam olarak bahsetmek istediğim konu, Çerkezköy’ün markalaşmasıdır. Ama şuan itibariyle baktığımızda, Türkiye ekonomisine çok sayıda şehri geride bırakarak katkı sağlayan Çerkezköy, marka bir şehir değil.

Çerkezköy’ün marka bir kent olması için ise gerekli çalışmaların yapılması gerekiyor.

***

Çerkezköy’ün marka bir şehir haline gelmesi için ise Osmanlı Camii’ne gece saatlerinde estetik bir görünüm kazandırarak başlanılabilir.

Yani caminin ışıklandırılması, sadece küçük bir adımdır. Markalaşmanın da önündedir. Markalaşma gibi bir derdi yoksa da ışıklandırılmalıdır.

***

Neden bu kadar Osmanlı Camii’nin ışıklandırılması konusuna takıldı, gibi bir soru aklınızdan geçebilir.

Bu soruya vereceğim cevap, bugünlerde yatışa geçen inşaat sektörü ve müteahhitlerin hoşuna gitmeyecektir ama yine de cevap vereceğim.

Çünkü Çerkezköy, betonlaşma yolunda hızlı adımlarla ilerlerken (geçmiş zamandan bahsediyorum), hiçbir estetik kaygı gözetmeden ucube yapılarla dolduruldu. Fakat Fevzipaşa Cami’yi bu konudan ayrı tutmak isterim.

Hemen oradan, ‘tarihi yapı vardı da biz mi sahip çıkmadık’ şeklinde bir soru duyar gibi oldum.

Unutmayın, bugün de geleceğin geçmişte kalan tarihidir.

Elimizde tarihi bir yapı olmasa da, ön plana çıkan bir Osmanlı Camii var ve bu cami için de herhangi bir girişimde bulunulmuyor.

***

Bu görevin sorumluluğu ise Çerkezköy Belediyesi’ne düşüyor. Hatta Çerkezköy Belediyesi Başkanı Vahap Akay’ın daha önce Osmanlı Cami’nin bahçe duvarlarını kaldırarak meydana dahil etmek istediğini de biliyoruz.

Ama bu projenin neden gerçekleşmediğini de bilmiyoruz. Işıklandırma konusu ise herhalde hiç gündeme gelmemişti.

“Başımıza iş açtı” diye korkanlar varsa da onlara şu şekilde bir taktik verebilirim: elektrik kablolarını yer altından getiriyorsunuz, cami ve minarenin etrafına led aydınlatma sistemlerini düşüyorsunuz, sonra veriyorsunuz elektriği. Gerçekten bu kadar basit… Eğer çok zor gözüküyorsa demek ki bütçede bir sıkıntı vardır.

Yalnız bir konuyu unuttuk.

O da elektrik faturası. TREDAŞ da İbrahim Çeçen’in hayrına elektriği bu iş için bedava verir artık!

Evet, ben de sizin gibi hiç sanmıyorum.

ÇERKEZKÖY’ÜN TOMMY SHELBY’Sİ VAHAP AKAY

Çerkezköy Belediye Başkanı Vahap Akay’ın Veliköy Mahallesi’nde devam eden çalışmalarını incelediği haber servis edildi.

Habere bakınca, haberden çok Akay’ın kıyafetleri dikkatimi çekti.

Ve Akay’ı Peaky Blinders adlı dizide Tommy Shelby isimli başkarakteri canlandıran Cillian Murphy’e benzettim.

Başkan Akay, biraz daha zorlarsa Tommy Shelby’nin pabucunu dama atacak. Ve yaptığım benzetmeyi biraz olsun haklı bulursa, artık her gün evden belediyeye giderken, Nick Cave ve The Bad Seeds’in ‘Red Right Hand’ şarkısını dinlemesini tavsiye ediyorum.

Ayrıca, şöyle bir tartışma da başlatmak istiyorum: Giyim tarzı başarılı olmanın önemli bir koşulu olduğuna göre, belediye seçimlerinde yarışacak olan adaylar arasında kimin daha şık giyindiğini veya giyineceğini merak ediyorum…  


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık