BAŞAKŞEHİR KOLEJİ SOL SÜTUN
BAŞAKŞEHİR SAĞ SÜTUN
  • 07 Aralık 2018, Cuma 14:50
ŞennurGÜÇBİLMEZ

Şennur GÜÇBİLMEZ

DÜŞMÜŞ….

“Henüz yirmi beşinde ya var ya yok…

Aklı yerinde olsa on numara delikanlı, pırlanta gibi bir çocuk.

Elleri cebinde uzun süre bekledikten sonra bir anda yığılıverdi yere.

Karşı kaldırımda izlemekteydim olanları.

Koştu çevredekiler yanına.

‘Bir şeyin var mı?’ diye sordu yaşlı amca ama artık bir şeyi değil, hiç bir şeyi yoktu.

Kendisi de…

Ruhu da…

Varlığı da…

Her şeyi ile ‘DÜŞMÜŞTÜ’ bir kere.

Düşürmüşlerdi şerefsizler, pırlanta gibi gencecik çocuğu  ‘bonzai’ tuzağına.

Ambulans çağırdılar çevredekiler.

Başındaki yaşlı amca kendi evladı gibi ‘hadi kalk oğul’ diye ara ara sesleniyordu yerde yatan gence.

Ambulans geldi.

Görevliler önce yerde yatan gencin nabzını kontrol ettiler.

Görevli diğerine ÖLMÜŞ dedi.

Gençlik düşmüştü aslında ölen gençlikti.

**

Polis çağırdılar, tutanak tutuldu A4 kağıdına.

Gencecik bir ömre EX diye yazdılar…

Başındaki yaşlı amca görevlinin elinden tutup  ‘kızım bir daha kontrol et ölmemiştir belki.’

Sözün bittiği an aslında ‘ölmüş amca…’

Polis çevredekilere ‘Bir el atın da (!) Cenaze aracına koyalım.’ dedi.

El attılar…

Polis,  gencin ısrarla yerde çalan telefonunu aldı.

Arayan annesiydi gencin!

Mesaj geldi o an.

‘Baban çok kızacak neredesin sen oğlum?’

Ama o  ‘Düşmüştü’ bir kere.

Mesaja cevap verilmeyince telefon ısrarla tekrar çaldı.

Ve polis cevap verdi:

Oğlunuz ‘DÜŞMÜŞ’ taksici arkadaşlar haber verdiler bize. Hastaneye gidiyoruz, acil gelmeniz gerek!

Babası artık kızmayacak…

Annesi hep merakta kalacak…

Kendisi ise hep yirmi beş yaşında…

Bonzai tuzağı avına bir can daha düşürdü…

Elleri cebindeydi…

Sırt üstü ‘DÜŞÜRDÜ…’

Bonzaiye hayır!”

**

Okuduğum ve çok etkilendiğim yaşanmış gerçek bir hikaye.

Bir anne olarak yaşadım sanki olanları okurken.

Rabbim kimseyi evladıyla imtihan etmesin.

Çerkezköy’de de her geçen gün artmakta bu zehri kullanan gençlerimiz.

Otagar yolu üzerinde yakın zaman da ben de şahit oldum, genç adam otoyol üzerinde bir oraya bir bu yana gidip geliyordu gözleri dönmüş şekilde…

Trafik akmakta araçların önüne atmaktaydı kendini…

**

Yine tanıdığım bir anne var oğlu bu durumla mücadele eden.

Bu durumlarda kişi kendi istemek zorunda yoksa tedavi edilemiyor.

Kadın çaresiz kalmış ve bir anne olarak en zor şeyi yapıyor kendi evladını polise şikayet edip hapse attırıyor .

“maddeyi alınca gözü dönüyor kardeşini kaç defa elinden aldım boğazını sıkarken

Biz evde kapıları kitliyoruz odaların korkumuzdan” diyor.

Genç şimdilerde hapiste.

Peki, çözüm ne?

Nasıl tutacağız evlatlarımızı bu beladan uzak?

Nasıl engel olacağız gencecik hayatların yitip gitmesine?

**

Daha çok denetim okullarda, daha çok emniyet güçlerinin bu konuyla ilgilenmesi…

Arkadaş çevresinin veli tarafından kontrol edilmesi gerekmekte.  

Hepimiz genç olduk birçok zaman arkadaşlarımız için neler yaptık iyi ya da kötü.

Hani bir atasözümüz var onu biraz değiştireyim “arkadaş için çiğ tavuk yenmemeli”

Gençler arkadaş ortamında tam da dediğim gibi arkadaşım için deyip kolayca tanışıyor zararlı maddelerle.

Yani kısacası arkadaş ortamı bu konu da dikkat edilmesi ve üzerinde ciddi şekilde durulması gereken önemli bir konu “arkadaşım yapıyor bende yapayım dememeli.”

Çocuklara erken yaşlarda HAYIR demesini öğretelim.

Benim çocuğum yapmaz demeyelim hiçbirimiz.

Tehlike sanıldığından çok daha büyük.

Selam ve dua ile…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık