Reklamı Geç
MSM SANİYELİ
OPTİMED TEMMUZ
Tekirdağ
26 Şubat, 2026, Perşembe
  • DOLAR
    43.86
  • EURO
    51.84
  • ALTIN
    7338.3
  • BIST
    14.051
  • BTC
    64914.735$

AÇIK- BORÇ-FAİZ SORUNU

25 Şubat 2026, Çarşamba 16:22

Güvendiğim ekonomistlerin tahmini; uzun bir süredir boğuştuğumuz, emeklileri neredeyse açlığa mahkûm eden krizin yakın bir zamanda geçmeyeceği, özellikle emekli yurttaşlarımızın erkene alınacak seçim kararına kadar ekonomik sıkıntı çekmeye devam edeceği yönündedir. Beklenti;  seçime yakın bir tarihte kemer sıkma politikası askıya alınarak, emekli maaşlarına yüksek oranda bir zam yapılmasıdır. Bu güne kadar seçmen oylarını etkilemeye yönelik bu politikadan iktidar her zaman sonuç almıştır. Bu defa alır mı? Bana göre zor, hem de çok zor.

    Çünkü bu kriz emekliler başta olmak üzere dar gelirlileri fena etkiledi, çok acılar çekildi ve çekilmeye devam ediliyor. Aynı politika ile emekli ve dar gelirli seçmenin bu defa iktidar lehine oy kullanması zor olur diye düşünüyorum. Üstelik hazinede yeterli kaynak olmadığı için, iki boğaz köprüsü ile bazı otoyollar özelleştirilecek diye yazılıp çiziliyor. Hazine bu durumdaysa, açlığa mahkûm emeklilerin oy tercihini değiştirecek düzeyde zam yapılması da zor olur. CHP’nin bu özelleştirmeyi “altın yumurtlayan tavuğun kesilmesi “olarak görmesi, herkesin anlayacağı şekilde anlatması, amacına uygun olmuştur.

   2025 yılındaki bütçe açığı 1,8 trilyon TL olarak gerçekleşti. Orta Vadeli Programa göre 2026 yılında 2,7 trilyon TL, 2027 yılında 2,7 trilyon TL ve 2028 yılında 2,8 trilyon TL olmak üzere üç yılda 8,2 trilyon TL bütçe açığı olacakmış. Açık; vergi ve diğer gelirlerle kapatılamazsa, yine borçlanmaya başvurulacaktır. Borçlanma geçici bir gelirdir ve bir süre sonra borçların faiziyle birlikte ödenmesi gerekir. Bu ise bütçenin harcama yükünü daha da artırmaktadır.

   Nitekim 2026 yılının ilk ayında ödenen faiz 456,4 milyar TL ulaşmıştır. Bütçe açığının bu kadar büyümesinin en önemli sebebi; faiz ödemeleridir. 2026 yılı için de bütçeden 2,7 trilyon TL faiz ödemesi öngörülmüş. 2027’de bu rakam daha da artarak 3 trilyon TL aşacakmış. Bütçeden 2028 yılında ödenecek faiz tutarı 3,3 trilyon TL, üç yılda toplam ödenecek faiz tutarı 9 trilyon TL olacak. Nas yok muydu, unutuldu mu yoksa? Nas dururken bu faiz nasıl ödenir?

  Bütçe açıkları sadece maaşları kısmakla, dar gelirlileri açlığa mahkûm etmekle, borçla, vergi artışları ile kapanmaz. Gereksiz harcamaları, israfı, yolsuzluk riski olan alanlardaki delikleri bir daha açılmayacak şekilde kapamak gerekir. Ama mevcut işleyiş, deliklerin kapanması bir yana sürekli yeni deliklerin açıldığını, var olan deliklerin de her geçen gün büyüdüğünü gösteriyor.

   Geçiş garantili yollar, köprüler; hasta garantili hastaneler, yolcu garantili havaalanları için bütçeden çıkan rakamlar uçup gidiyor. Bütçede yeterince şeffaflık olmadığı için tam tutarlar bilinmiyor. Yanı sıra görev zararları da artarak halkın sırtına yükleniyor. Ziraat Bankası’na yapılan görev zararı (görevlendirme gideri) ödemesi 2018 yılında sadece 2,5 milyar lira iken, 2025 yılında 183,9 milyar liraya çıkmış. 2018 yılına göre 72,3 kat artış söz konusu olmuştur.

   2001 Krizinden sonra bütçedeki kara delikleri kapatmak için 04/01/2002 tarihinde çıkartılan 4734 sayılı Kamu İhale kanununda bugüne kadar 190 defadan fazla değişiklik yapılmıştır. Kamu ihalelerinde yolsuzluğun önlenmesinin, verimlilik ve tasarrufun artırılmasının en önemli panzehri olan şeffaflık tartışılır hale gelmiştir. 2015 yılında kamu alımlarının %74.60’ı açık ihale ile yapılırken, 2024 verilerine göre bu oran tutar bazında %39.68’e kadar gerilemiş durumdadır. 2025 yılında 3,5 trilyona yaklaşan kamu alımı yapıldığı düşünüldüğünde şeffaflık olmaması halinde kamuda ciddi ekonomik kayıpların oluşması söz konusudur. Açık ihale yönteminin terk edilmesinin: Yolsuzluk ortamında Devlet bütçesinden yüzlerce milyar TL buharlaşmaya sebep olacağı uzak bir ihtimal olarak görülemez.

    Yolsuzluklar önlenmeden, emekliler başta olmak üzere tüm ücretlilerin maaşlarının hak edilen seviyelere ulaşamayacağını da görmek zorundayız. Dolayısıyla Devlet Bütçesinin yolsuzluklarla buharlaştırılmasını önlemek için: 1- Her türlü yolsuzluk cezaları mutlaka arttırılmalı ve aftan yararlanması önlenmelidir. 2- Kamu İhale Kanununda yapılan değişiklikler ve istisnalar tekrar gözden geçirilerek düzeltilmeli, kayıp kaçaklarla haksız zenginleşmeler önlenmelidir. 3- Yürürlüğe girer girmez kaldırılan” Nereden Buldun” Kanunu vakit kaybetmeden tekrar yürürlüğe konmalıdır.

    Halk olarak hiçbir yolsuzluğu görmezden, duymazdan gelerek ilgisiz kalmamalı, yapanlar benim partimden, benim hemşerim diye koruyup kollamaya kalkılmamalı, ilgili makamları uyarmaktan çekinmemelidir. Unutulmamalıdır ki Devletten hortumlanan, buharlaştırılan her kuruş; aslında Halkın kendisinin ve çocuklarının geleceğinden çalınmaktadır. Korkma! Görmezden gelme, sırtını dönme!

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Facebook Yorum