Reklamı Geç
YAZICIOĞLU İNŞAAT
ÇERKEZOĞLU KAFE
Şennur GÜÇBİLMEZ

Şennur GÜÇBİLMEZ

Mail: [email protected]

HEP SONRA

Önce evlendiğimiz zaman hayatın daha iyi olacağına inandırırız kendimizi.

Evlendikten sonra bir çocuğumuz doğduktan ve hatta ardından bir tane daha olduktan sonra hayat daha iyi olacaktır. İnandırmaya devam kendimizi.

Sonra çocuklar büyümeye başlar ve büyüdüklerinde daha güzel olacaktır.

Hayat böyle düşünürüz.

Sonra ergenlik dönemleri gelir çatar ve bizim neslin yaşamadığı ya da yaşamaya korktuğu ergenlik durumlarınla şaşkınlıkla mücadele etmeye başlarız.

***

Öfkeleniriz ama çocukların bu dönemi atlatınca daha mutlu zamanlarımız olacak diye umutlanırız

Yeni bir araba alınca,

Güzel bir tatile çıkınca,

Emekli olunca,

Yaşantımızın dört dörtlük olacağına inanmaya devam ederiz.

Hayatlarımız hep bir mücadele serüveni olacak.

En iyisi bunu kabul edip her ne olursa olsun mutlu olmaya çalışmaktır.

Hayat bir yoldur ve yürüdüğümüz bu yolda engeller olduğu kadar şükretmemiz gerekenlerde olacak

İyisi ile kötüsü ile bizim olan bu yolda her anın her adımın kıymetini bilelim.

Unutmayın; okul bitene kadar.

Çok para kazanana kadar,

Çocuklarımız olana kadar,

İşe başlayana kadar,

Cuma gecesine kadar,

Pazar sabahına kadar,

Yeni bir araba ya da ev alana kadar,

Borçlarımızı ödeyene kadar,

Yaza kadar,

Güze kadar,

Emekli olana kadar,

Ölene kadar…

Kısacası mutlu olmak için içinde bulunduğumuz andan daha iyi bir zaman olduğuna karar vermek için. Beklemekten vazgeçin.

Hayat bir varış değil; bir yolculuktur.

Pek çokları bu yolculukta mutluluğu insandan daha yüksekte ararlar, bazıları da alçakta.

Oysa mutluluk insanın boyu hizasındadır.

Unutmayın!

Yarın kimseye vaat edilmemiştir…

***

Bu dünyada sana kötülük yapmak isteyen insanlar çıkacak karşına.

Ve de iyilik yapanlar da…

Kimi insanın yüreği karanlık, kimininse aydınlıktır.

Dünyanın kötülerle dolu olduğunu düşünüp küsme hayata.

Herkesin iyi olduğunu düşünüp de hayal kırıklığına uğrama.

Kendini koru…

İnsanlara karşı.

Bazen düşünüyorum da affettiğim şeyleri ben yapsam affetmezlerdi.

***

Sonra unuttuk işte.

Yaşamayı unuttuk,

Nefes almayı unuttuk,

Ve bir gün geldi.

Sevmeyi de unuttuk biz.

Bugünlerde herkes sinirli…

Herkes kavgalı, gürültülü…

***

Bitmek bilmeyen kadın cinayetleri

İşkenceler, eziyetler

Erkek doğurabilseydi keşke.

Evet şaşırmayın.

Eğer erkekler doğurabilseydi dünya çok daha fazla mutlu bir dünya olurdu.

Savaş, kan, eziyet olmazdı.

Kadın doğurabildiği için yaşamın değerini biliyor.

Erkekler ise yaşamın değerini bilmediği için öldürmeyi kahramanlık sanıyor…

***

Bitmek bilmeyen zor zamanlardan geçiyoruz adeta.

Bu kadar kötülüğü kaldıramıyor dünya.

Masumların ahı bir kara bulut gibi sarıp sarmaladı.

Vedalaşamadan göçüp giden sevdiklerimiz.

Geride ise kocaman bir çaresizlik.

Bir yıl olmak üzere nerdeyse.

Dışarıda özgürce dolaşıp birbirimize kahve ısmarlamayalı,

Basit bir kahve içmeyi özleyeceğimiz kimin aklına gelirdi ki

Bitsin artık bugünler de lütfen sevdiklerimizle nefes almaya başlayalım…

***

İçimizdeki haylaz çocuğun sesini çoktan susturmuşsan.

Elaleme göre yaşıyorsan,

Duyguları saklaman gerektiğine inanıyorsan,

O zaman ne anlamı var ki aklı başında insan olmanın?

Hayatın son demlerine geldiğnde “Ne güzel başkalarının döşediği raylarda yol almışım” diyerek gurur duymayacaksın kendinle.

Hep içinden geçirdiğin fakat yapmadıkların gelecek aklına.

Azıcık da olsa yaşadım diyebilmek için kalbinin de sesini dinle.

Dünya beton yürekli insanlarla dolu zaten.

Bir de sen onlardan olma.

Kalbinin saflığını yitirme.

Hepimizin derdi, tasası diz boyu.

Hayat kabuğumuzu yeterince kalınlaştırıyor zaten…

Kim beni üzebilir ben izin vermezsem.

Kim beni sever ben kendimi sevmezsem.

Önce kendinizi sevin!

Unutursam hatırlat,

Hayat umuttan ibaret…

Selam ve dua ile…

 

 

 

 

 

 

 

Facebook Yorum

Yorum Yazın