Reklamı Geç
MSM SANİYELİ
OPTİMED 2
Tekirdağ
30 Kasım, 2025, Pazar
  • DOLAR
    42.50
  • EURO
    49.37
  • ALTIN
    5763.5
  • BIST
    10.899
  • BTC
    90782.495$

VEFATININ 19. YILINDA BÜLENT ECEVİT (3)

27 Kasım 2025, Perşembe 17:13

    Okurlar hatırlayacaktır; Sayın Cumhurbaşkanı 10 Kasım 2024 tarihinde Atatürk ü anma töreninde yaptığı konuşmada "Şayet, Gazi'nin ömrü ve sağlığı en azından bir 10 yıl daha ülkeyi yönetmeye el verseydi, hiç şüphesiz 2. Cihan Harbi sonrası bambaşka bir Türkiye görecektik" diyerek duygu ve düşüncelerini dile getirmişti. Şimdi, Sayın Cumhurbaşkanından esinlenerek saygıdeğer okurlara; seçmen bir kez olsun ECEVİT i tek başına iktidara getirseydi, işçinin, köylünün, esnafın, emeklinin, memurun ve ülkenin ekonomik durumu nasıl olurdu sorusuna birlikte cevap aramayı önereceğim. ECEVİT in Başbakan olarak yaptıklarını hatırlayarak, ülkenin yaşadığı ekonomik kriz ortamında vakti müsait olan okurlar; TV ekranlarında ve miting meydanlarında sık yapıldığı gibi altın hesabını ile ücret kıyaslamasından başlayabilir. Okurları sıkmamak için tekrar etmeyeceğim. Çıkan rakamlar ürkütücü, ama gerçekçidir. Çünkü TÜİK in oranlarıyla yapılan memur ve emekli maaşları ile asgari ücret tespiti, halkın büyük bir çoğunluğunun nasıl kuru soğana muhtaç hale getirildiğinin bir belgesidir.

    ECEVİT in Başbakanlığında tek başına DSP iktidarı olsaydı: SGK kanunun gerekli özen gösterilerek kimseyi mağdur etmeyen adaletli bir yasa olarak çıkartılması sağlanırdı. Sonra toprak reformu tamamlanırdı. Köy-Kent projeleriyle köylü vatandaşlar köylerini terk etmez, tam tersi kente göç edenler tekrar köylere dönerek toprak reform sonucu kendilerine verilecek tarlaları işler, hayvancılık yapar, et, süt, tahıl ve bakliyat ithal edilmezdi. GAP projesi, sulama kanalları dahil çoktan bitirilir bölge sulu tarıma geçmiş olurdu. "Toprak işleyenin, su kullananındır" gibi söylemlerle umutlanan emekçi ve köylü sınıflarının beklentilerine yanıt verilerek halkçı politikalar hayata geçirilirdi. ECEVİT en büyük hayalim dediği köy-kent projesini Ordu Mesudiye de başlatmıştı. Seçimleri kaybettiği için başlattığı proje gelen iktidarın sahip çıkmaması sonucu çöktü. Köy ve köylüler için kurtuluş olabilecek proje başlarken bitirilmiş oldu. Başarılsaydı, halk kooperatifler sayesinde yoksulluktan kurtulabilirdi. Bu proje tümüyle bitince Doğu ve Güney Doğu Anadolu da işsizlik sorununun yanı sıra terör de biterdi

     Yüz yıl önce “ köylü milletin efendisidir” diyerek çıktığımız yolda geldiğimiz noktaya bakar mısınız: Köyler boşaldı, tarlaları ekecek, besi ve süt hayvancılığı yapacak köylü kalmadı. Köy Kent Projelerine gereken önem ve destek verilseydi böyle mi olurdu? Proje devam etseydi köylü toprağını terk eder miydi? Şimdi Afganistan dan çoban getiriyoruz. Et, buğday, bakliyat hatta nasıl yetiştirileceğini bizden öğrenen ülkeden mercimek ithal eder haldeyiz. 80 li yılların başına kadar Dünyada kendi kendini doyuran sayılı ülkelerden biri olarak tanınan ülkemiz, bugün için tarım ürünleri ithal etmeden halkının karnını doyuramaz durumdadır. O kadar ki hayvanlara yem için kullanılan samanı bile ithal ediyoruz.

   2006’da yürürlüğe giren tarım kanununun 21.maddesin de Türkiye’nin tarımsal desteğe ayırması gereken bütçe belirlenmektedir. Bu maddeye göre desteğin gayrisafi milli hasılanın %1’inden az olamayacağı açıklanmaktadır. Kanunla düzenlenmesine rağmen, tarıma hiçbir zaman böyle bir destek sağlanmamıştır. ECEVİT olsaydı tarıma desteğin %1 inde üzerine çıkmasını mutlaka sağlar, Türkiye yi yine kendi kendini besleyen sayılı ülkelerden biri haline getirirdi. Öte yandan yangın söndürmek için yeterli özeliklerde ve sayıda uçak filomuz olmadığı için orman yangınlarında her sene milyonlarca ağacımız, adeta ciğerlerimiz yanıyor, orman yangını söndürmede yeterli olamıyoruz. Yeşil vatan gözlerimizin önünde kül olup gidiyor. ECEVİT tek başına iktidar olsaydı yangın söndürmek için yeterli sayıda ve özellikte olan uçaklardan oluşan filolar oluşturarak yeşil vatanın yok olmasına izin vermezdi.

    Şimdi ECEVİT in koalisyon hükümetlerin de yürüttüğü dış politikada yaptıkları ile bugün ülkemizin komşularla ilişkilerini, yürütülen dış politikayı kıyaslamaya kalkarak okurların vaktini almak istemem. Ancak; örnek olması için AB ye üyelik için gece yarısı uçakla Ankara ya gelerek kendisine davet mektubunu takdim eden AB yetkililerini hatırlatmadan geçersem haksızlık yapmış olurum. ECEVİT tek başına iktidar olsaydı Türkiye çoktan AB üyesi olmuştu. Oysa bugün; malum, artık AB ye üyelik zaten söz konusu değil de, daha ötesi AB üyelerinden vize almayı da geçtik, vize için başvuru yapmak bile

 imkânsız hale gelmiştir. Üzerine artık daha ne denebilir, bilmiyorum.

    Yine B.ECEVİT in kısa dönem koalisyon hükümetlerinde yaptıklarından yola çıkarak tek başına iktidar olsaydı dış politikada yapacaklarını düşünmeye devam edelim: B. ECEVİT tek başına iktidarda Kıbrıs ta iki devletli çözümü tamamlanmış olmaz mıydı? Akdeniz de en uzun kıyısı olan ülke olmamıza rağmen doğal gaz projelerinden Türkiye yi dışlamaya hangi devlet cesaret edebilirdi? İsrail; Gazze de uyguladığı soykırımı aklından geçirebilir miydi? Coğrafyamızda arkamızdan iş çevirmeye, masa başında orta doğunun sınırlarını yeniden belirlemeye cesaret eden ülke olur muydu? Doktorlarımız, mühendislerimiz vb. iyi yetişmiş gençlerimiz geleceklerini aramak için yurt dışına çıkmak için yarışır mıydı? F-35 veya S-400 konusunda yaşanan sorunlar nedir böyle? Utanmaz adamlar ortak olduğumuz projeden çıkardıkları gibi parasını peşin aldıkları uçaklarımızı da vermediler, üstelik paramıza çöktüler. Böyle bir olayın yaşanmasını bir tarafa bırakın, düşünebilen bir devlet olabilir miydi?

   Okurları sıkmamak için yazıyı çok uzatmayacağım. Şimdi okurlarla birlikte B.ECEVİT tek başına iktidar olsaydı yine koalisyon dönemlerinde yapmadıklarını hatırlayarak bugün olsa neleri yapmazdı konusuna cevap aramaya çalışalım. Öncelikle komşu ülkelerin iç işlerine karışarak ülkeyi göçmen kampı haline getirmezdi. Çatışan taraflar arasında uzlaşma sağlanarak sorunların barışçıl olarak çözülmesi yönünde çaba gösterirdi. İtibardan taviz vermez, ancak bütçeyi kullanırken israf yapmaz ve yaptırmazdı. Onun döneminde; devlette 3-4-5 yerden maaş alan bürokrat yoktu. Denk bütçeden taviz vermez, devleti borç batağına sokmazdı. KÖİ projelerine akıl almaz garantiler vererek halkın sırtına gereksiz ve hesapsız uzun yıllar sürecek borç ödemesi yüklemezdi. Şehir hastaneleri, köprü ve otoyollar gibi yatırımlar dünyadaki emsallerinden çok daha yüksek maliyet ve garantilerle yapılmazdı. Bütün dünyada kamudan ihale alan on şirketten beşi Türkiye den çıkmazdı. Nereden, nereye.

    Atatürk hava alanı gibi dünya çapında ödül almış hava alanını YİD projesine göre Devlete geçmesine aylar kala, atıl hale getirerek Devleti milyarlarca dolarlık gelirden mahrum etmezdi. DÇM olarak benzeri denenmiş ve başarısız olmuş KKM gibi bir uygulama ile fakirden toplanan vergilerle zenginlere faiz ödemesi yapılarak; fakiri kuru soğana mahkûm ederken zengine servet transferi yapılmasına da asla izin vermezdi. Kamu ihale kanununa müdahale edilerek yaklaşık 200 kez değiştirilmesine rağmen Avrupa Birliği ve Sayıştay Raporlarında Türkiye deki ihalelerde şeffaflık yok” yazmazdı. O raporlarda “İstenilen ürüne/kaliteye/işe göre değil, işi yüklenecek şahsa/şirkete göre şartname hazırlanıyor” cümlesi de yer alamazdı. Çünkü böyle cümleler kurulmasına neden olan iş ve işlem olmazdı.

  Ülkemizin vergi gelirleri açısından yetersiz olduğu bir gerçektir. Yetersiz olan gelirlerin vergi vermeyenlerin sisteme dahil edilerek artırılması, böylece bir kısır döngü haline gelen borç ve beraberindeki faiz yükünün azaltılması, kamusal kaynakların sağlıklı hale gelmesinin sağlanması için 22.07.1998 tarihinde Bülent ECEVİT in başbakan yardımcısı olarak yer aldığı 55. Hükümet döneminde Maliye bakanı Zekeriya TEMİZEL in çabalarıyla 4369 sayılı “Mali Milat/ Nereden Buldun” adıyla anılan yasa çıkartılmıştı. ECEVİT tek başına iktidarda olsaydı koalisyon ortağı olarak kendi döneminde çıkartılan yasayı iptal etmeyi aklından geçirmezdi. Sürekli karşılaştığımız, bir türlü kurtulamadığımız ekonomik krizlerden kurtulmak için, Türkiye en sonunda bu yasayı tekrar çıkartmak zorunda kalacaktır. Ama, kaybedilen zaman ve milyar dolarları bu fakir millet ödemeye devam edecektir. Suçlu kim diye soranlar olursa:  “senin yüzünden” başlıklı yazımı tekrar okumalarını öneririm.

Kaynak Linki = https://www.cerkezkoyekspres.com/makale/senin-yuzunden-623

Yazıyı Bülent ECEVİT in ”KÖYLÜ KADINLAR “şiiri ile bitiriyorum.

köylü kadınlar
fistanları güllü kadınlar

topraktan doğup da toprağı yoğurandır onlar
veresiye canlarını doğurandır onlar

köylü kadınlar
fistanları güllü kadınlar

yüzleri güneştir onların yanık
ayakları topraktır onların yarık

doyulmadan güzelliğine
tarlalarda solandırlar

köylü kadınlar
fistanları güllü kadınlar

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Facebook Yorum