BU NE DÜNYA KARDEŞİM, GÖTÜREN GÖTÜRENE!
09 Ağustos 2026, Pazar 22:38
Söze başlamadan önce, klavye arkasına saklanıp kendi adını bile yazmaktan aciz olan o kiralık troll hesaplarına, o haysiyet fukaralarına iki çift kelamım var…
Bana kalkmış; "Sen de zamanında şunu yaptın, şimdiye kadar neden sustun, senin de mi ekmeğini kestiler?" diye çamur atmaya çalışıyorlar.
Listenizi de, trollerinizi de alın, beni iyi dinleyin!
Ben bu memleketin alnı açık, başı dik bir evladıyım. Benim şirketim de bellidir, ismim de bellidir!
Türkiye’nin dört bir yanındaki resmi kurumlara nasıl alnımızın akıyla iş yaptıysak; Çerkezköy Belediyesi’ne de, Kapaklı Belediyesi’ne de, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’ne de zamanında iş yaptık.
Araştırın! Hakkımda tek bir şaibe, tek bir leke bulursanız, verilemeyecek tek bir hesabım varsa yarın bu memleketi terk etmezsem namerdim!
Ben yıllardır Çerkezköy Belediyesi’nden ayağıma kadar gelen teklifleri, işleri elimle itiyorum! Neden biliyor musunuz? Günlerdir manşet manşet yazdığım o ahlaksızlığın, o vurgun düzeninin bir parçası olmamak için!
Bana gelip; "1 liralık iş yap, 5 liralık fatura kes, aradaki üstünü de bize ver" dedikleri gün ben o kapıyı yüzlerine çarptım! Prensip edindim; tam 7 yıldır hiçbir belediyeye tek bir çivi dahi çakmıyorum, tek bir kuruşluk iş yapmıyorum!
Eğer o gün onların teklif ettiği o kirli çarka girseydim, 1 liralık işi 5 lira gösterip o haram parayı onlarla bölüşseydim; benim o yetim hakkı yiyenlerden, o kul hakkına girenlerden ne farkım kalırdı?
Allah’ıma yüz binlerce kez hamdolsun ki alnımız ak, yüzümüz pektir!
Bu memlekette hiç kimse çıkıp da "Edip Nurettin Akın ile şu kirli işi birlikte yaptık, şu haramı paylaştık" diyemez! elinde belgesi olan varsa çıksın karşıma! Namusum üzerine yemin ediyorum ki tek bir belge getirsinler, bugün bu kalemi kırar, bu şehri terk ederim!
Ateş olmayan yerden duman çıkmaz! Benim çoluğuma çocuğuma yedirdiğim tek gelir kaynağım; nasırlı ellerimle, alnımın teriyle, helal lokmamdır!
Sizi bu açıklamayla meşgul ettiğim için tüm okurlarımızdan, dürüst hemşehrilerimden özür dilerim. Ama bizi bilen bilir, bilmeyen de kendisi gibi hırsız, kendisi gibi satılık bilir… Aslında hiç de önemli değil!
Şimdi o troller de, arkalarındaki ağababaları da arkalarına yaslansın. Meydanı boş sananlara cevabımızı verdiğimize göre, gelelim asıl mevzulara, o peşkeş çekilen yetim haklarına…
ÇERKEZKÖY’ÜN YETİM HAKKINI KİME YEDİRİYORSUNUZ?
Çerkezköy Belediyesi’nde müdür olmak varmış bu dünyada…
Sıcak bir oda, kapında bekleyen bir sekreter, elinin altında sınırsız imkânlar ve altına çekilen makam arabası…
Makam arabası demişken, birden aklıma geldi. Tekirdağ ile Çerkezköy arasında her gün devletin aracıyla, bu milletin, bu gariban vatandaşın cebinden çıkan benzin parasıyla mekik dokuyan o müdür için güya soruşturma açılmıştı…
Ne oldu o soruşturma? Yoksa bu olağanüstü günler için, hizmet için alınan mazotlar, müdürlerin kişisel sefalarına, özel işlerine mi harcanıyor?
Bu kul hakkını, bu feryadı önce Allah’a, sonra kamuoyunun yüksek vicdanına havale ediyorum!
Ama bu müdürlere Bu saltanat yetermi tabiki yetmez yetmez!
Eşine, dostuna, önceden işaret edilmiş yüklenicilere adrese teslim "doğrnudan temin" dosyaları hazırlayıp ceplerinide dolduruyorlar…
Hiç heveslenmeyin; o doğrudan temin dosyalarını masaya yatırdık, tek tek inceliyoruz. Hangi yetimin hakkının kimin cebine girdiğini bir bir anlatacağız! Bir de adrese teslim, puanlı bir ihale patlattın mı; değmeyin keyiflerine!
Peki, bu şatafatın karşılığında bu kent için ne yapıyorlar?
Tabiki Hiçbir şey! Çerkezköy’ün yolları delik deşik, araçların takımları mahvoluyor. Çöpler toplanmıyor; çöp bidonlarından sızan o pis, kokulu sular sokaklarımıza akıyor, çocuklarımız o mikrobun içinde yürüyor.
"Halk ekmek yapıyoruz" diye övünüyorlar yaptıkları ekmek fabrikası daha bismillah demeden çöküyor! Parklar kaderine terk edilmiş, otopark çilesi insanları canından bezdirmiş…
Gelelim verdikleri ruhsatlara… İşte orada durun! Vicdanları sızlatacak, usulsüzlüğün belgesi olan bir örnek verelim:
27 Mart 2024… Ruhsat No: 595/8.
Seçime sadece 4 gün kala düzenlenen o meşhur ruhsatı hatırladınız mı?
Bütün komşu parsellere "ayrık nizam" uygulanırken, ne hikmetse sadece bu parsele özel "bitişik nizam" ayrıcalığı tanınıyor. Bütün mahallelinin, komşunun hakkı çiğneniyor. Peki bu peşkeşi kim çekiyor? Bitişik nizam yetkisi dahi olmayan, etkisiz ve yetkisiz Belediye Başkan Yardımcısı Levent Yıldırım!
Adalet yerini buldu; komşu arsa sahibi konuyu yargıya taşıdı ve mahkeme bu hukuksuz ruhsatı iptal etti.
Şimdi Çerkezköy halkı adına soruyorum:
Başkasına hak görülmeyen bu bitişik nizam ayrıcalığı, kime ve ne karşılığında verildi?
İmar işlerinin vermesi gereken ruhsatı siz hangi cürretle, hangi yetkiyle imzaladınız?
Mahkemenin "hukuksuzdur" diyerek suratınıza çarptığı bu ruhsat için alındığı iddia edilen o kirli paraları geri iade ettiniz mi?
Beş yıldızlı otellerde "seminer" adı altında, parası belediyenin kasasından —yani yetimin rızkından— çıkan şahane tatiller… Kumar tutkunu olanlar Bulgaristan yollarını aşındırır olmuş.
Yoksa o kanunsuz ruhsatlardan gelen kirli paralar, Bulgaristan’daki kumar masalarında mı sıfırlandı?
Alnının teriyle çalışan, çoluk çocuğuna helal lokma götüren dürüst müdür kardeşlerimizi, mesai arkadaşlarımızı bu kirlilikten tenzih ediyor, onları yürekten selamlıyoruz. Bizim lafımız, kentin rızkına göz dikenleredir!
Ve gelelim oy verip meclise gönderdiğimiz meclis üyelerine…
"Bizim hakkımızı savunun, tüyü bitmemiş yetimin hakkını koruyun" diye sandıkta yetki verdiklerimiz ne yapıyor?
Bir kısmı dolaylı yollardan ihale kovalamaca derdinde, doğrudan teminleri paylaşıp köşeyi dönme peşinde!
Bir kısmı belediye şirketlerinin yönetim kuruluna çöreklenmiş, huzur hakkı adı altında tatlı tefecilik yapıyor!
Buradan, hâlâ içinde Allah korkusu ve vicdan taşıdığına inandığım dürüst meclis üyelerine sesleniyorum: Buna göz yummayın!
Tüyü bitmemiş yetimin hakkına, beytülmale bu ellerin uzanmasına izin vermeyin! Yarın halkın da, Hakk'ın da huzuruna çıktığınızda bu vebalin altından kalkamazsınız!
Kimse öküzün altında buzağı aramasın. Çerkezköy’de kimin ne yaptığını, kimin nereden ne götürdüğünü bu halk çok iyi biliyor. Bize inanan, güvenen, elindeki bilgi ve belgeleri ulaştıran tüm cesur hemşehrilerime teşekkür ediyorum. Hiç şüpheniz olmasın; bize ulaştırılan her belgeyi, bu kentin üstüne çöken bu karabasan dağılana kadar haykıracağız!
Sözümüz sözdür:
Önümüzdeki hafta, meclis üyelerinin doğrudan ve dolaylı olarak aldıkları işleri, yaptıkları vurgunları belgeleriyle, isim isim bu milletin önüne sereceğiz.
Çerkezköy sahipsiz değildir!


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.
Facebook Yorum