Reklamı Geç
MSM SANİYELİ
ff
Tekirdağ
04 Şubat, 2026, Çarşamba
  • DOLAR
    43.51
  • EURO
    51.54
  • ALTIN
    7109.0
  • BIST
    13.875
  • BTC
    76151.866$

YAĞMA HASAN’ IN BÖREĞİ (1)

04 Şubat 2026, Çarşamba 18:59

 Milletvekillerinin yaptıkları düzenlemelerle, haksız ve adaletsiz hale getirdikleri maaşları başta olmak üzere yaratılan imtiyazlar ve zenginleşmeler Halkın canına tak etmiş ve artık mızrağın çuvala sığmadığını görülmüştür. Milletvekillerinin maaşları ve özlük haklarına yaptıkları iyileştirmelerle Halktan koptukları ortadadır. Aynı konuyu seçimlerinden bu yana gündemde tutmak için ısrarla yazmaya devam ediyorum. 03.02.2026 tarihli Sözcü Gazetesinde yayımlanan Yılmaz ÖZDİL in yazısını okuduktan sonra, vekillerin kendileri ve bakmakla yükümlü oldukları aile fertleri için yarattıkları saltanata karşı mücadelede yalnız olmadığımı gördüm, güç aldım, mutlu oldum. Hazırladığım yazı dizisinde daha önce yazdıklarımdan alıntıları okurlarla tekrar paylaşarak mecliste oluşturulan vekil saltanatı ve maaşları hakkındaki düşüncelerimi hatırlatmak istiyorum. Özetle; Halka hizmet için çıkıldığı iddia edilen yolda kime nasıl hizmet edildiğinin hikâyesini anlatmaya çalışacağım.

   Bunun için öncelikle Milletvekili aday listelerinin nasıl belirlendiğini hatırlamak gerekir. Çok merak ediyorum; milletvekili listeleri oluşturulurken bu listeyi hazırlamak için partiler tarafından yetkilendirilen kişi veya kişilerin, hatta listeleri onaylayan siyasi parti lider ve/ veya karar organlarının aday adaylarında aradıkları özellikler nedir? Hikâye ye buradan başlamak gerektiğine inanıyorum. Üzerine basarak tekrar ediyorum: Siyasi partiler aday ve aday sıralamasını belirlerken adaylarda hangi özellikleri arıyorlar? Fiziki görüntü mü?  Hitabet mi? Eğitim mi? Diploma mı? Ahlak mı? Yaş mı? Cinsiyeti mi? Mezhep mi? Etnik köken mi? Adayların o güne kadar yaptığı iş referansları mı? Aday olmadan önce siyasi bir görevde bulunuyorsa, bu süreçte yaptıkları mı? Adayın ekonomik durumu mu? Aday yapılırsa partiye yapacağı nakit katkısı mı? Seçim kampanyasında yapacağı harcamalar mı? Siyasi parti genel başkanına ve parti merkez karar organındaki görevlilere göstereceği sadâkat mı? Siyasi partilerin milletvekili adayı belirlerken adayda aradıkları özellikler; saydıklarından hangisi veya hangileridir. Yoksa hiçbiri mi? O zaman bilmediğimiz başka bir özellik mi? Nedir, bilmediğimiz ama partilerin milletvekili adayında arayıp buldukları özellik nedir?

     Merak ediyorum, çünkü yazık ki siyasi partilerimizin hemen tümü, seçmenlere gerçek bir seçim tercihi yapma hakkını kullanmayı çok görüyor. Siyasi parti genel merkezleri aradıkları özelliklere göre değerlendirdikleri adayları sıralıyor; seçmenler partilerin seçip sıraladığı adaylara oy vermek zorunda kalıyor. Bu anayasal seçim hakkının kullanması değildir. Parti genel başkanı ve/veya merkez karar organlarının seçip sıraladığı adayların oylanmasıdır. Sonuç olarak seçmenler ya beğenmediği, güvenmediği bir adaya oy vermemek için sandığa gitmiyor veya beğenmese de siyasi partinin dayattığı listeye gönülsüz olarak oy vermek zorunda kalıyor. Sonuçta siyasi parti yönetimleri yasanın verdiği yetkiyi kötüye kullanarak Halkın istemediği liyakatsiz milletvekilinin seçilmesine, dolayısıyla da meclisin liyakatsiz vekillerden oluşmasına sebep oluyor. Ülkenin ve Halkın sorunları da çözülemiyor.

    Sayın vekillerimiz de aldıkları maaşlardan rahatsız ki, TBMM internet sitesine girildiği zaman, maaşlarıyla ilgili bir açıklama görülmesi istenmiyor. Vekillerimizin; adları, telefon numaraları, vekil seçildiği iller, vb. bilgiler var, aldıkları maaş ve ek ödenekleri ile sosyal haklar konusunda hiçbir bilgi yok. Vekil tayin ettiklerimizin aldığı maaşlar “ticari sır olmadığına “ göre sitede vatandaşın da görebilmesi gerekir diye düşünüyorum. Malum devletin ilgili makamlarına, örneğin ihale yapan bir kuruma veya belediyelere yaptıkları bir ihalenin bedeli, veya kamuya ait bir arsa satıldığında fiyatı sorulduğunda alınan cevap; “ticari sır olduğu için bu konuda bilgi veremeyiz” olmaktadır. O zaman bilgi edindirme yasası neden var. Halkın öğrenmek istediği bilgiyi vermedikten sonra yasa ne işe yarar.

   Millete devlet bütçesinden aldığı maaşın tutarını açıklayamayan Milletvekili kimden, nasıl hesap sorar. Şunu da kabul edelim artık, Halktan kopan sadece saray ve danışmanlar değil, halktan kopan parti ayrımı yapmadan söylüyorum hemen tüm milletvekilleridir. Her kes aklını başına toplamalıdır. Zaman içinde TBMM de gece yarılarında oy birliği ile yapılan düzenlemeler sonucu bir tarafta imtiyazlı bir sınıf yaratılırken, öte yandan geniş Halk kitleleri açlığa mahkûm yaşamak zorunda bırakılmıştır. Vekil aslına bunu yapabilir mi? Sorumluluğu sadece iktidara atarak yaşanan sonuçtan kimse kendini kurtarmaya kalkmasın. Hanginiz “Halk açlık sınırı altında bir maaşla yaşamaya çalışırken aldığımız maaşlar çok fazla bunu hak etmiyoruz, maaşlarımızı asgari ücrete ve en düşük emekli maaşına endeksleyelim“ dediniz. O maaşları sadece iktidar Milletvekilleri almıyor, hepiniz alıyorsunuz. Birlikte yaptığınız düzenlemelerle bu mutlu, imtiyazlı azınlık sınıfını yarattınız, nimetlerini de paylaşıyorsunuz.

   Halk okula gönderdiği çocuğuna beslenme koyamazken, sizler bu Milletin sırtından kazandıklarınızla başınızı yastığa koyup nasıl rahat uyuyabiliyorsunuz? Şaşıyorum doğrusu. Diğer Avrupa ülkelerinin Milletvekilleri maaşlarının o ülkelerin asgari ücretleriyle kıyaslamasına da bir bakalım. Fransa ve Hollanda da milletvekili maaşı asgari ücretin 5 katı, Belçika’da 4 kat, İngiltere’de 4 kat, İspanya’da 3,5 kat, Yunanistan’da yaklaşık olarak 7,5 katı oranındadır. Bizde ise yolluk dahil 14 katıdır. İnanılmaz ama gerçek. Hiç kimse suçu başkasına atmaya kalkışmasın; Hepiniz, ama hepiniz oradaydınız be!

   Bu haliyle Milletvekilliği, getirisi en yüksek yatırım aracı haline gelmiştir.  Adaylık ve liste sıralama kavgası bundan çıkıyor işte. Başvuru sırasında partinin alacağı dosya parası, bağış falan getireceği ekonomik kazanım yanında devede kulak bile kalmıyor. Adaylık için o kadar yüksek meblağlar istenmesine rağmen oluşan yoğun ilginin sebebi de bu zaten. Başlarken bu yatırımı yapanlar Milletvekili olduğunda karşılığını fazlasıyla alacağını bildiği için düşünmeden parayı basıyor, seçilecek bir sırada yer bulabilmek için ondan sonraki engelleri aşmaya çalışıyor. Engellerin nasıl aşıldığı konusunda ihtimalleri sıralayabilirim ancak uzatmayayım okuyucularda aynı ülkede yaşadıklarına göre az çok tahmin ediyorlardır.  Uygun yolunu bulan aday adayı sıralamaya giriyor, yer bulamayan ya küserek başka sulara yelken açıyor veya sabrederek bir sonraki seçimi bekliyor.  

   İkinci dönem seçilenlerin büyük bir çoğunluğu hem emekli vekillik hem de aktif vekillik maaşı alıyor. Ballı börek mi dersiniz, çift dikiş mi dersiniz bilemem artık, tercih sizin. Ben bu imtiyazlı vekillere beş yıldızlı Milletvekilleri diyorum. Bu maaşlarla sayın vekillerin enflasyonu, hayat pahalılığını hissetmemeleri çok normaldir. Ancak şunu iyi bilsinler ki; vatandaş iliklerine kadar hissediyor. Sayın vekiller bu koşullarda yaşamaya çalışan emeklileri hiç düşünmeden açlık sınırı altında kalan bir asgari emekli maaşı tespit etmiştir. Yaşanan gerçek enflasyonu makyajlayarak gizleyen TÜİK rakamlarına göre emekli ve memur maaş artışları yapanlar, kul hakkının ne olduğunu unuttularsa hatırlamaya çalışsınlar, yok eğer bilmiyorlarsa öğrensinler. Televizyonlarda açız diye isyan eden emeklilerin sesine kulak vermemek vicdansızlıktır. Yazıktır! Ayıptır! Günahtır! Şimdi, dönün bütçede faize ayırdığınız parayla, emeklilerle, asgari ücretliye verdiğiniz paraya bir daha bakın isterseniz.  

    Kendini bulunmaz kumaş zanneden bazı vekiller hangi ilişkilerle vekil seçildiğini ezberlediği için, utanmadan 3,4,5 kez seçilme pişkinliğini de gösterebiliyor. Yetmedi kendinden sonra çocuklarının veya yakınlarının da Milletvekili olmasını sağlayarak, imtiyazlardan onlarda faydalansın istiyor. Yağma Hasanın Böreği misali aile boyu zincirleme olarak imtiyazlı sınıf imkânlarını kaçırmak yazık olur diye düşünüyorlar herhalde. Halk saltanat kaldırıldı diye biliyor, ancak görüldüğü gibi siyasette bazı kişiler ve aileler için sürdürülmeye çalışıldığına da şahit oluyoruz.

   Parti içinde saf değiştirerek yönetime gelen gruba geçen, onlar için delege avcılığı yaparak siyasette kendisine bir kimlik kazandıran eski liderini bile arkadan hançerleyen sözde siyasetçi 3-4-5 dönem vekillikten sonra büyükşehir belediye başkanlığı koltuğuna oturtulmadı mı? Çalışmadan aldığı 2 aylık maaş için itiraz seslerini bile duymazdan geldiler. Kalsın, Bonus olur dediler. Aslan sosyal demokratlar!

Alıntı yapılan LİNKLER  https://www.cerkezkoyekspres.com/makale/millet-ve-milletvekilleri-2-360   https://www.cerkezkoyekspres.com/makale/millet-ve-milletvekilleri- 3-361  

https://www.cerkezkoyekspres.com/makale/millet-ve-milletvekilleri-4-363

 https://www.cerkezkoyekspres.com/makale/millet-ve-milletvekilleri-5-364

 https://www.cerkezkoyekspres.com/makale/millet-ve-milletvekilleri-7-368

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Facebook Yorum